← Sure 18

18:39

وَلَوْلَآ إِذْ دَخَلْتَ جَنَّتَكَ قُلْتَ مَا شَآءَ ٱللَّهُ لَا قُوَّةَ إِلَّا بِٱللَّهِ ۚ إِن تَرَنِ أَنَا۠ أَقَلَّ مِنكَ مَالًا وَوَلَدًا

Kelime kelime

وَلَوْلَآ
gerekmez miydi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْلَآEdattahdîd (teşvik)
إِذْ
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
دَخَلْتَ
girdiğin
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
دَخَلْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
جَنَّتَكَ
bağına
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
جَنَّتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
قُلْتَ
demen
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مَا
ne
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
شَآءَ
dilerse
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
قُوَّةَ
kuvvet
İsim
Kök: قوي
Dilbilgisi (i'rab)
قُوَّةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
إِلَّا
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
بِٱللَّهِ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِن
gerçi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
تَرَنِ
sen görüyorsun
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نِİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَنَا۠
beni
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَا۠İsimzamir، 1. tekil
أَقَلَّ
daha az
İsim
Kök: قلل
Dilbilgisi (i'rab)
أَقَلَّİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
مِنكَ
senden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مَالًا
malca
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
مَالًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَوَلَدًا
ve evlatça
İsim
Kök: ولد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
وَلَدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Kendisiyle konuştuğu arkadaşı ona: "Seni topraktan, sonra nutfeden yaratanı, sonunda de seni insan kılığına koyanı mı inkar ediyorsun? İşte O benim Rabbim olan Allah'tır. Rabbime kimseyi ortak koşmam. Bahçene girdiğin zaman, her ne kadar beni kendinden mal ve nüfus bakımından daha az buluyorsan da: "Maşallah! Kuvvet ancak Allah'a mahsustur!" demen gerekmez mi? Rabbim, senin bahçenden daha iyisini bana verebilir ve seninkinin üzerine gökten bir felaket gönderir de bahçen yerle bir olabilir. Yahut suyu çekilir bir daha da bulamazsın" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Kendi bağına girdiğin zaman: "Bu Allah'dandır, benim kuvvetimle değil, Allah'ın kuvveti ile olmuştur, deseydin ya! Her ne kadar beni, malca ve evlatça kendinden az görüyorsan da."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bahçene girdiğinde “Maşallah! Kuvvet yalnızca Allah’a aittir.” deseydin ya! “Malca ve evlatça beni kendinden güçsüz görüyorsan, (şunu bil ki) belki Rabbim bana senin bahçenden daha iyisini verir; oraya (bahçene) gökten yıldırımlar gönderir ve kupkuru bir toprak hâline gelir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Why didst thou not, as thou wentest into thy garden, say: 'Allah's will (be done)! There is no power but with Allah!' If thou dost see me less than thee in wealth and sons,

A. Yusuf Alipublic-domain

If only, when you entered your garden, you had said, “This is God’s will. There is no power not [given] by God.” Although you see I have less wealth and offspring than you,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

If only, when thou enteredst thy garden, thou hadst said: That which Allah willeth (will come to pass)! There is no strength save in Allah! Though thou seest me as less than thee in wealth and children,

M. Pickthallpublic-domain

And why did you, when you entered your garden, not say, 'What Allāh willed [has occurred]; there is no power except in Allāh'? Although you see me less than you in wealth and children,

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وهلا حين دخَلْتَ حديقتك فأعجبتك حَمِدت الله، وقلت: هذا ما شاء الله لي، لا قوة لي على تحصيله إلا بالله. إن كنت تراني أقل منك مالا وأولادًا، فعسى ربي أن يعطيني أفضل من حديقتك، ويسلبك النعمة بكفرك، ويرسل على حديقتك عذابا من السماء، فتصبح أرضًا ملساء جرداء لا تثبت عليها قدم، ولا ينبت فيها نبات، أو يصير ماؤها الذي تُسقى منه غائرًا في الأرض، فلا تقدر على إخراجه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?