← Sure 18

18:51

۞ مَّآ أَشْهَدتُّهُمْ خَلْقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَا خَلْقَ أَنفُسِهِمْ وَمَا كُنتُ مُتَّخِذَ ٱلْمُضِلِّينَ عَضُدًا

Kelime kelime

مَّآ
onları hazır bulundurmadım
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَّآEdatolumsuzluk
أَشْهَدتُّهُمْ
ve şahid tutun
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
أَشْهَدFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُّİsimzamir، son ek، 1. tekil
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
خَلْقَ
yaratılmasında
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلْقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضِ
ve yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
خَلْقَ
yaratılmasında
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلْقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
أَنفُسِهِمْ
kendilerinin
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
كُنتُ
değilim
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
مُتَّخِذَ
edinmiş
İsim
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
مُتَّخِذَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْمُضِلِّينَ
yoldan şaşırtanları
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُضِلِّينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
عَضُدًا
yardımcı
İsim
Kök: عضد
Dilbilgisi (i'rab)
عَضُدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Oysa Ben onları ne göklerin ve yerin yaratılmasında ve ne de kendilerinin yaratılmasında hazır bulundurdum. Saptıranları hiçbir işte asla yardımcı da edinmedim.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ben, onları (İblis ve soyunu) ne göklerin ve yerin yaratılışında, ne de kendilerinin yaratılışında şahit tutmadım ve hiçbir zaman doğru yoldan çıkanları yardımcı edinmiş değilim.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ben onları (İblis ve soyunu) göklerin ve yerin yaratılışına da kendilerinin yaratılışına da şahit tutmadım.Ben yoldan çıkaranları yardımcı edinecek değilim.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

I called them not to witness the creation of the heavens and the earth, nor (even) their own creation: nor is it for helpers such as Me to take as lead (men) astray!

A. Yusuf Alipublic-domain

I did not make them witnesses to the creation of the heavens and earth, nor to their own creation; I do not take as My supporters those who lead others astray.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

I made them not to witness the creation of the heavens and the earth, nor their own creation; nor choose I misleaders for (My) helpers.

M. Pickthallpublic-domain

I did not make them witness to the creation of the heavens and the earth or to the creation of themselves, and I would not have taken the misguiders as assistants.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ما أحضرتُ إبليس وذريته -الذين أطعتموهم- خَلْقَ السموات والأرض، فأستعين بهم على خلقهما، ولا أشهدتُ بعضهم على خَلْق بعض، بل تفردتُ بخلق جميع ذلك، بغير معين ولا ظهير، وما كنت متخذ المضلِّين من الشياطين وغيرهم أعوانًا. فكيف تصرفون إليهم حقي، وتتخذونهم أولياء من دوني، وأنا خالق كل شيء؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?