← Sure 18

18:52

وَيَوْمَ يَقُولُ نَادُوا۟ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُمْ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُم مَّوْبِقًا

Kelime kelime

وَيَوْمَ
ve o gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
يَقُولُ
(Allah kafirlere) der ki'
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَادُوا۟
çağırın
Fiil
Kök: ندي
Dilbilgisi (i'rab)
نَادُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
شُرَكَآءِىَ
benim ortaklarım
İsim
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
شُرَكَآءِİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ىَİsimzamir، son ek، 1. tekil
ٱلَّذِينَ
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
زَعَمْتُمْ
zannettiğiniz
Fiil
Kök: زعم
Dilbilgisi (i'rab)
زَعَمْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَدَعَوْهُمْ
işte çağırdılar
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
دَعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَلَمْ
ama
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يَسْتَجِيبُوا۟
cevap vermediler
Fiil
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَجِيبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُمْ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
وَجَعَلْنَا
ve biz koyduk
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بَيْنَهُم
onların aralarına
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَّوْبِقًا
tehlikeli bir uçurum
İsim
Kök: وبق
Dilbilgisi (i'rab)
مَّوْبِقًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

O gün Allah: "Bana ortak olduklarını iddia ettiklerinize seslenin" der. Onları çağırırlar, fakat hiçbirisi onların çağrılarına gelmez. Aralarına bir cehennem deresi koyarız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve o (kıyamet) günü Allah kâfirlere şöyle buyuracak: "Ortaklarım ve şefaatçılarınız diye zannettiğiniz putlarınızı çağırın." Müşrikler onları çağırırlar, fakat kendilerine cevap vermezler. Biz, kâfirlerle ilâhları arasına ateşten bir engel koymuşuzdur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O gün (Allah, kâfirlere) “Benim ortaklarım olduğunu sandıklarınızı çağırın!” diyecek; onlar da kendilerini(!) çağırmış, (fakat ortakları) onlara cevap verememiş (olacaklar)dır. Biz onların arasına uçurum koyacağız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

One Day He will say, "Call on those whom ye thought to be My partners," and they will call on them, but they will not listen to them; and We shall make for them a place of common perdition.

A. Yusuf Alipublic-domain

On the Day God will say, ‘Call on those you claimed were My partners,’ they will call them but they will not answer; We shall set a deadly gulf between them.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (be mindful of) the Day when He will say: Call those partners of Mine whom ye pretended. Then they will cry unto them, but they will not hear their prayer, and We shall set a gulf of doom between them.

M. Pickthallpublic-domain

And [warn of] the Day when He will say, "Call My 'partners' whom you claimed," and they will invoke them, but they will not respond to them. And We will put between them [a valley of] destruction.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر لهم إذ يقول الله للمشركين يوم القيامة: نادوا شركائي الذين كنتم تزعمون أنهم شركاء لي في العبادة؛ لينصروكم اليوم مني، فاستغاثوا بهم فلم يغيثوهم، وجعلنا بين العابدين والمعبودين مهلكًا في جهنم يهلكون فيه جميعًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?