← Sure 18

18:97

فَمَا ٱسْطَـٰعُوٓا۟ أَن يَظْهَرُوهُ وَمَا ٱسْتَطَـٰعُوا۟ لَهُۥ نَقْبًا

Kelime kelime

فَمَا
artık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
ٱسْطَٰعُوٓا۟
ne güçleri yetti
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْطَٰعُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَن
onu aşmaya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَظْهَرُوهُ
açığına
Fiil
Kök: ظهر
Dilbilgisi (i'rab)
يَظْهَرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَمَا
ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
ٱسْتَطَٰعُوا۟
güçleri yetti
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَطَٰعُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُۥ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
نَقْبًا
delmeye
İsim
Kök: نقب
Dilbilgisi (i'rab)
نَقْبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Artık Yecüc ve Mecüc onu ne aşabildiler ve ne de delip geçebildiler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Artık Ye'cuc ve Me'cuc bu seti ne aşabildiler ne de delebildiler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Artık Ye’cûc ve Me’cûc) o (seddi) ne aşabilmiş ne de onu delebilmişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Thus were they made powerless to scale it or to dig through it.

A. Yusuf Alipublic-domain

Their enemies could not scale the barrier, nor could they pierce it,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (Gog and Magog) were not able to surmount, nor could they pierce (it).

M. Pickthallpublic-domain

So they [i.e., Gog and Magog] were unable to pass over it, nor were they able [to effect] in it any penetration.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فما استطاعت يأجوج ومأجوج أن تصعد فوق السد؛ لارتفاعه وملاسته، وما استطاعوا أن ينقبوه من أسفله لبعد عرضه وقوته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution