← Sure 18

18:98

قَالَ هَـٰذَا رَحْمَةٌ مِّن رَّبِّى ۖ فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ رَبِّى جَعَلَهُۥ دَكَّآءَ ۖ وَكَانَ وَعْدُ رَبِّى حَقًّا

Kelime kelime

قَالَ
(Zu'l-Karneyn) dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
رَحْمَةٌ
bir rahmetdir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَحْمَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّن
Rabbimden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّى
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
فَإِذَا
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
جَآءَ
geldiği
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَعْدُ
va'di
İsim
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَعْدُİsimeril، merfû (nominatif)
رَبِّى
Rabbimin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
جَعَلَهُۥ
onu eder
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
دَكَّآءَ
yerle bir
İsim
Kök: دكك
Dilbilgisi (i'rab)
دَكَّآءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَكَانَ
ve
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَعْدُ
va'di
İsim
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَعْدُİsimeril، merfû (nominatif)
رَبِّى
Rabbimin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
حَقًّا
haktır (gerçektir)
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
حَقًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Zülkarneyn: "İşte bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin tayin ettiği zaman gelince onu yerle bir eder; Rabbimin verdiği söz gerçektir" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Zülkarneyn dedi ki: "Bu Rabbimin bir lütfudur. Rabbimin vaadi geldiği vakit de onu dümdüz yapacaktır. Rabbimin vaadi de haktır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Zülkarneyn) “Bu, Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin vaadi gelince, O bunu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir.” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He said: "This is a mercy from my Lord: But when the promise of my Lord comes to pass, He will make it into dust; and the promise of my Lord is true."

A. Yusuf Alipublic-domain

and he said, ‘This is a mercy from my Lord. But when my Lord’s promise is fulfilled, He will raze this barrier to the ground: my Lord’s promise always comes true.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: This is a mercy from my Lord; but when the promise of my Lord cometh to pass, He will lay it low, for the promise of my Lord is true.

M. Pickthallpublic-domain

[Dhul-Qarnayn] said, "This is a mercy from my Lord; but when the promise of my Lord comes [i.e., approaches], He will make it level, and ever is the promise of my Lord true."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال ذو القرنين: هذا الذي بنيته حاجزًا عن فساد يأجوج ومأجوج رحمة من ربي بالناس، فإذا جاء وعد ربي بخروج يأجوج ومأجوج جعله دكاء منهدمًا مستويًا بالأرض، وكان وعد ربي حقًّا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?