← Sure 2

2:280

وَإِن كَانَ ذُو عُسْرَةٍ فَنَظِرَةٌ إِلَىٰ مَيْسَرَةٍ ۚ وَأَن تَصَدَّقُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ ۖ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

Kelime kelime

وَإِن
eğer (borçlu)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
كَانَ
ise
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ذُو
(içinde)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذُوİsimeril tekil، merfû (nominatif)
عُسْرَةٍ
darlık
İsim
Kök: عسر
Dilbilgisi (i'rab)
عُسْرَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَنَظِرَةٌ
beklemek (lazımdır)
İsim
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
نَظِرَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
إِلَىٰ
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
مَيْسَرَةٍ
bir kolaylığa
İsim
Kök: يسر
Dilbilgisi (i'rab)
مَيْسَرَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَأَن
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَنEdatmasdar bağlacı
تَصَدَّقُوا۟
sadaka olarak bağışlarsanız
Fiil
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
تَصَدَّقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لَّكُمْ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كُنتُمْ
bilirseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَعْلَمُونَ
bileceksiniz
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Borçlu darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Bilmiş olsanız borcu bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eğer borçlu darlık içindeyse, ona ödeme kolaylığına kadar bir süre tanıyın. Ve bu gibi borçlulara alacağınızı bağışlayıp sadaka etmeniz eğer bilirseniz sizin için, daha hayırlıdır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Borçlu) dardaysa eli genişleyinceye kadar ona zaman vermek (gerekir). Bilirseniz (alacağınızı) bağışlamanız sizin için hayırlı olandır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If the debtor is in a difficulty, grant him time Till it is easy for him to repay. But if ye remit it by way of charity, that is best for you if ye only knew.

A. Yusuf Alipublic-domain

If the debtor is in difficulty, then delay things until matters become easier for him; still, if you were to write it off as an act of charity, that would be better for you, if only you knew.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And if the debtor is in straitened circumstances, then (let there be) postponement to (the time of) ease; and that ye remit the debt as almsgiving would be better for you if ye did but know.

M. Pickthallpublic-domain

And if someone is in hardship, then [let there be] postponement until [a time of] ease. But if you give [from your right as] charity, then it is better for you, if you only knew.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإن كان المدين غير قادر على السداد فأمهلوه إلى أن ييسِّر الله له رزقًا فيدفع إليكم مالكم، وإن تتركوا رأس المال كله أو بعضه وتضعوه عن المدين فهو أفضل لكم، إن كنتم تعلمون فَضْلَ ذلك، وأنَّه خير لكم في الدنيا والآخرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?