← Sure 20

20:73

إِنَّآ ءَامَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَـٰيَـٰنَا وَمَآ أَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ ٱلسِّحْرِ ۗ وَٱللَّهُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ

Kelime kelime

إِنَّآ
kuşkusuz biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
آİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ءَامَنَّا
inandık
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِرَبِّنَا
Rabbimize
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لِيَغْفِرَ
bağışlaması için
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَغْفِرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لَنَا
bizim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
خَطَٰيَٰنَا
günahlarımızı
İsim
Kök: خطأ
Dilbilgisi (i'rab)
خَطَٰيَٰİsimharf-i cer (edat)، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَمَآ
ve şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أَكْرَهْتَنَا
bizi yapmaya zorladığın
Fiil
Kök: كره
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْرَهْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَيْهِ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِنَ
büyüyü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلسِّحْرِ
bir büyüdür
İsim
Kök: سحر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سِّحْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
وَأَبْقَىٰٓ
ve daha süreklidir
İsim
Kök: بقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَبْقَىٰٓİsimmerfû (nominatif)

Meal

TR

İman eden sihirbazlar: "Seni, gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin. Doğrusu biz, yanılmalarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah'ın vereceği mükafat daha iyi ve daha devamlıdır" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Doğrusu biz hem günahlarımıza, hem bizi zorladığın sihre karşı, bizi bağışlasın diye, Rabbimize iman ettik. Allah (sevabça senden) daha hayırlı ve (azab verme bakımından da) daha devamlıdır."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hatalarımızı ve senin bize zorla yaptırdığın büyüyü bağışlaması için şüphesiz ki Rabbimize iman ettik (O'na güvendik).” Allah hayırlı olandır; (ödülü ve azabı) daha kalıcıdır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"For us, we have believed in our Lord: may He forgive us our faults, and the magic to which thou didst compel us: for Allah is Best and Most Abiding."

A. Yusuf Alipublic-domain

we believe in our Lord, [hoping] He may forgive us our sins and the sorcery that you forced us to practise- God is better and more lasting.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! we believe in our Lord, that He may forgive us our sins and the magic unto which thou didst force us. Allah is better and more lasting.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, we have believed in our Lord that He may forgive us our sins and what you compelled us [to do] of magic. And Allāh is better and more enduring."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنَّا آمنا بربنا وصدَّقْنا رسوله وعملنا بما جاء به؛ ليعفو ربُّنا عن ذنوبنا، وما أكرهتنا عليه مِن عمل السحر في معارضة موسى. والله خير لنا منك - يا فرعون - جزاء لمن أطاعه، وأبقى عذابًا لمن عصاه وخالف أمره.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?