← Sure 21

21:36

وَإِذَا رَءَاكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِن يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَـٰذَا ٱلَّذِى يَذْكُرُ ءَالِهَتَكُمْ وَهُم بِذِكْرِ ٱلرَّحْمَـٰنِ هُمْ كَـٰفِرُونَ

Kelime kelime

وَإِذَا
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
رَءَاكَ
seni gördükleri
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
رَءَاFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوٓا۟
inkar eden
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِن
seni edinmezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatolumsuzluk
يَتَّخِذُونَكَ
edinin
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَّخِذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
إِلَّا
dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
هُزُوًا
alay konusu etmek
İsim
Kök: هزأ
Dilbilgisi (i'rab)
هُزُوًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَهَٰذَا
bu mudur? (diye)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
ٱلَّذِى
kişi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
يَذْكُرُ
diline dolayan
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
يَذْكُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ءَالِهَتَكُمْ
sizin tanrılarınızı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ءَالِهَتَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَهُم
oysa kendileri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
بِذِكْرِ
Zikri(uyarısı)nı
İsim
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذِكْرِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
ٱلرَّحْمَٰنِ
Rahman'ın
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّحْمَٰنِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
هُمْ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
كَٰفِرُونَ
inkar ediyorlar
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَٰفِرُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

İnkarcılar seni gördükleri zaman, şüphesiz, seni alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. "Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mudur?" derler ve Rahman'ın Kitabını işte onlar inkar ederler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O inkârcılar seni gördükleri zaman, seni alaya alıyorlar ve "İlâhlarınızı diline dolayan bu mudur?" diyorlar. Halbuki onlar Rahmân'ın kitabını inkâr ediyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanlar seni gördükleri zaman “Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu!” diyerek seninle hep alay ederler. (Oysa) onlar, Rahmân’ın zikrini (Kur’an’ı) inkâr edenlerin ta kendileridir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When the Unbelievers see thee, they treat thee not except with ridicule. "Is this," (they say), "the one who talks of your gods?" and they blaspheme at the mention of (Allah) Most Gracious!

A. Yusuf Alipublic-domain

When the disbelievers see you, they laugh at you: ‘Is this the one who talks about your gods?’ They reject any talk of the Lord of Mercy.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when those who disbelieve behold thee, they but choose thee out for mockery, (saying): Is this he who maketh mention of your gods? And they would deny all mention of the Beneficent.

M. Pickthallpublic-domain

And when those who disbelieve see you, [O Muḥammad], they take you not except in ridicule, [saying], "Is this the one who mentions [i.e., insults] your gods?" And they are, at the mention of the Most Merciful, disbelievers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا رآك الكفار - أيها الرسول - أشاروا إليك ساخرين منك بقول بعضهم لبعض: أهذا الرجل الذي يسبُّ آلهتكم؟ وجحدوا بالرحمن ونعمه، وبما أنزله من القرآن والهدى.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?