← Sure 21

21:39

لَوْ يَعْلَمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ حِينَ لَا يَكُفُّونَ عَن وُجُوهِهِمُ ٱلنَّارَ وَلَا عَن ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

Kelime kelime

لَوْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْEdatşart
يَعْلَمُ
bir bilselerdi
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حِينَ
zamanı
İsim
Kök: حين
Dilbilgisi (i'rab)
حِينَİsimeril، mansûb (akuzatif)
لَا
savamayacakları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَكُفُّونَ
(Allah) çekmişti
Fiil
Kök: كفف
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُفُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَن
yüzlerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
وُجُوهِهِمُ
yüzleri
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
وُجُوهِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلنَّارَ
ateşi
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّارَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَلَا
ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
عَن
sırtlarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
ظُهُورِهِمْ
sırtlarının
İsim
Kök: ظهر
Dilbilgisi (i'rab)
ظُهُورِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
هُمْ
onlara
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
يُنصَرُونَ
yardım da olunmayacakları
Fiil
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
يُنصَرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Bu kafirler, ateşi yüzlerinden ve sırtlarından menedemeyecekleri ve yardım da göremiyecekleri zamanı keşke bilseler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bu kâfirler ateşi yüzlerinden ve sırtlarından men edemeyecekleri ve yardım da göremeyecekleri zamanı, bir bilseler!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanlar, yüzlerinden ve sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları, kendilerine yardım edilemeyeceği zamanı (o günün dehşetini keşke) bir bilselerdi!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If only the Unbelievers knew (the time) when they will not be able to ward off the fire from their faces, nor yet from their backs, and (when) no help can reach them!

A. Yusuf Alipublic-domain

If the disbelievers only knew, the time will arrive when they will not be able to ward off the Fire from their faces or their backs, and they will get no help.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

If those who disbelieved but knew the time when they will not be able to drive off the fire from their faces and from their backs, and they will not be helped!

M. Pickthallpublic-domain

If those who disbelieved but knew the time when they will not avert the Fire from their faces or from their backs and they will not be aided...

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لو يعلم هؤلاء الكفار ما يلاقونه عندما لا يستطيعون أن يدفعوا عن وجوههم وظهورهم النار، ولا يجدون لهم ناصرًا ينصرهم، لما أقاموا على كفرهم، ولما استعجلوا عذابهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular