← Sure 25

25:60

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱسْجُدُوا۟ لِلرَّحْمَـٰنِ قَالُوا۟ وَمَا ٱلرَّحْمَـٰنُ أَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا ۩

Kelime kelime

وَإِذَا
ve ne zaman ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
قِيلَ
denildi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قِيلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
لَهُمُ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱسْجُدُوا۟
secde edin
Fiil
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْجُدُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لِلرَّحْمَٰنِ
Rahman'a
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّحْمَٰنِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
قَالُوا۟
derler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمَا
nedir?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
ٱلرَّحْمَٰنُ
Rahman
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّحْمَٰنُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
أَنَسْجُدُ
secde eder miyiz hiç?
Fiil
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
نَسْجُدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
لِمَا
şeye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
تَأْمُرُنَا
senin bize emrettiğin
Fiil
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْمُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَزَادَهُمْ
ve onların artırır
Fiil
Kök: زيد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
زَادَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
نُفُورًا
nefretini
İsim
Kök: نفر
Dilbilgisi (i'rab)
نُفُورًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Onlara: "Rahman'a secdeye varın" dendiği zaman "Rahman da nedir? Emrettiğine mi secdeye varacağız?" derler. Bu, onların nefretini artırır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlara "Rahmân'a secde edin" dendiği zaman, "Rahmân da neymiş? Senin bize emrettiğine secde eder miyiz hiç?" derler ve bu emir onların nefretini artırır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlara “Rahmân için secde edin!” dendiği zaman, “Rahmân da neymiş! Bize emrettiğin şey için (emrettiğine) boyun mu eğecekmişiz!” demişler ve bu istek onların nefretini artırmıştı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When it is said to them, "Prostrate to (Allah) Most Gracious!", they say, "And what is (Allah) Most Gracious? Shall we prostrate to that which thou commandest us?" And it increases their flight (from the Truth).

A. Yusuf Alipublic-domain

Yet when they are told, ‘Bow down before the Lord of Mercy,’ they say, ‘What is the Lord of Mercy? Should we bow down before anything you command?’ and they turn even further away.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when it is said unto them: Prostrate to the Beneficent! they say: And what is the Beneficent? Are we to prostrate to whatever thou (Muhammad) biddest us? And it increaseth aversion in them.

M. Pickthallpublic-domain

And when it is said to them, "Prostrate to the Most Merciful," they say, "And what is the Most Merciful? Should we prostrate to that which you order us?" And it increases them in aversion.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا قيل للكافرين: اسجدوا للرحمن واعبدوه قالوا: ما نعرف الرحمن، أنسجد لما تأمرنا بالسجود له طاعة لأمرك؟ وزادهم دعاؤهم إلى السجود للرحمن بُعْداً عن الإيمان ونفورًا منه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?