← Sure 26

26:139

فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَـٰهُمْ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Kelime kelime

فَكَذَّبُوهُ
onu yalanladılar
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَذَّبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَأَهْلَكْنَٰهُمْ
biz de onları helak ettik
Fiil
Kök: هلك
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَهْلَكْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّ
muhakkak ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
فِى
vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ذَٰلِكَ
bunda
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لَءَايَةً
bir ibret
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
ءَايَةًİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَمَا
ama yine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
كَانَ
değildir
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَكْثَرُهُم
çokları
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْثَرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مُّؤْمِنِينَ
inananlardan
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
مُّؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Böylece onu yalanladılar; Biz de kendilerini yok ettik. Bunda şüphesiz ki ders vardır; ama çoğu inanmamıştır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Böylece onu yalancı saydılar; biz de kendilerini helak ettik. Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Böylece onu (Hud’u) yalanlamışlardı; biz de kendilerini helak etmiştik. Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So they rejected him, and We destroyed them. Verily in this is a Sign: but most of them do not believe.

A. Yusuf Alipublic-domain

They denounced him as a liar, and so We destroyed them. There truly is a sign in this, though most of them do not believe:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they denied him; therefor We destroyed them. Lo! herein is indeed a portent, yet most of them are not believers.

M. Pickthallpublic-domain

And they denied him, so We destroyed them. Indeed in that is a sign, but most of them were not to be believers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فاستمَرُّوا على تكذيبه، فأهلكهم الله بريح باردة شديدة. إن في ذلك الإهلاك لَعبرة لمن بعدهم، وما كان أكثر الذين سمعوا قصتهم مؤمنين بك. وإن ربك لهو العزيز الغالب على ما يريده من إهلاك المكذبين، الرحيم بالمؤمنين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?