← Sure 26

26:156

وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Kelime kelime

وَلَا
sakın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَمَسُّوهَا
ona dokundurmayın
Fiil
Kök: مسس
Dilbilgisi (i'rab)
تَمَسُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
بِسُوٓءٍ
bir kötülük
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
سُوٓءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَيَأْخُذَكُمْ
sonra sizi yakalar
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
يَأْخُذَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَذَابُ
azabı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابُİsimeril، merfû (nominatif)
يَوْمٍ
bir günün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَظِيمٍ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Salih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Sakın ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalayıverir."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sakın ona hiçbir kötülük yapmayın; yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Touch her not with harm, lest the Penalty of a Great Day seize you."

A. Yusuf Alipublic-domain

so do not harm her, or the punishment of a terrible day will befall you.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And touch her not with ill lest there come on you the retribution of an awful day.

M. Pickthallpublic-domain

And do not touch her with harm, lest you be seized by the punishment of a terrible day."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال لهم صالح- وقد أتاهم بناقة أخرجها الله له من الصخرة-: هذه ناقة الله لها نصيب من الماء في يوم معلوم، ولكم نصيب منه في يوم آخر. ليس لكم أن تشربوا في اليوم الذي هو نصيبها، ولا هي تشرب في اليوم الذي هو نصيبكم، ولا تنالوها بشيء مما يسوءها كضَرْبٍ أو قتل أو نحو ذلك، فيهلككم الله بعذابِ يومٍ تعظم شدته؛ بسبب ما يقع فيه من الهول والشدة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution