← Sure 26

26:21

فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِى رَبِّى حُكْمًا وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Kelime kelime

فَفَرَرْتُ
kaçtım
Fiil
Kök: فرر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
فَرَرْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
مِنكُمْ
aranızdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَمَّا
sizden korkunca
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
لَمَّاİsimzaman zarfı
خِفْتُكُمْ
korkuyorum
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
خِفْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَوَهَبَ
sonra verdi
Fiil
Kök: وهب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
وَهَبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لِى
bana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ىİsimzamir، 1. tekil
رَبِّى
Rabbim
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
حُكْمًا
hükümdarlık
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
حُكْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَجَعَلَنِى
ve beni yaptı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نِىİsimzamir، son ek، 1. tekil
مِنَ
elçilerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُرْسَلِينَ
gönderilen elçileri
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُرْسَلِينَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Musa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sizden korktuğum için de aranızdan kaçmıştım. Sonra Rabbim bana hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) verdi ve beni elçilerden (biri olarak) görevlendirdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"So I fled from you (all) when I feared you; but my Lord has (since) invested me with judgment (and wisdom) and appointed me as one of the messengers.

A. Yusuf Alipublic-domain

and I fled from you in fear; later my Lord gave me wisdom and made me one of His messengers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Then I fled from you when I feared you, and my Lord vouchsafed me a command and appointed me (of the number) of those sent (by Him).

M. Pickthallpublic-domain

So I fled from you when I feared you. Then my Lord granted me judgement [i.e., wisdom and prophet hood] and appointed me [as one] of the messengers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال موسى مجيبًا لفرعون: فعلتُ ما ذكرتَ قبل أن يوحي الله إلي، ويبعثني رسولا فخرجت من بينكم فارًّا إلى "مدين"، لـمَّا خفت أن تقتلوني بما فعلتُ من غير عَمْد، فوهب لي ربي تفضلا منه النبوة والعلم، وجعلني من المرسلين. وتلك التربية في بيتك تَعُدُّها نعمة منك عليَّ، وقد جعلت بني إسرائيل عبيدًا تذبح أبناءهم وتستحيي نساءهم؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?