← Sure 27

27:15

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ وَسُلَيْمَـٰنَ عِلْمًا ۖ وَقَالَا ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى فَضَّلَنَا عَلَىٰ كَثِيرٍ مِّنْ عِبَادِهِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Kelime kelime

وَلَقَدْ
ve andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لَEdat — tekit، ön ek
قَدْEdat — tahkik (kad)
ءَاتَيْنَا
biz verdik
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَيْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
دَاوُۥدَ
Davud'a
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
دَاوُۥدَİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَسُلَيْمَٰنَ
ve Süleyman'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
سُلَيْمَٰنَİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
عِلْمًا
bir ilim
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَقَالَا
ve dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
قَالَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. ikil eril
اİsim — zamir، son ek، 3. ikil eril
ٱلْحَمْدُ
hamdolsun
İsim
Kök: حمد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
حَمْدُİsim — eril، merfû (nominatif)
لِلَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
لَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
ٱلَّذِى
ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsim — ism-i mevsûl، eril tekil
فَضَّلَنَا
bizi üstün kıldı
Fiil
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضَّلَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdat — harf-i cer (edat)
كَثِيرٍ
birçoğu
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
كَثِيرٍİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنْ
kullarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdat — harf-i cer (edat)
عِبَادِهِ
kulları
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عِبَادِİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)
هِİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْمُؤْمِنِينَ
inanan
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

And olsun ki, Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. İkisi "Bizi mümin kullarının çoğundan üstün kılan Allah'a hamdolsun" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. Onlar: "Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemin olsun ki biz Davud’a ve Süleyman’a bir ilim vermiştik; (onlar) “Bizi mümin kullarından birçoğuna üstün kılan Allah’a hamd (övgü) olsun.” demişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We gave (in the past) knowledge to David and Solomon: And they both said: "Praise be to Allah, Who has favoured us above many of his servants who believe!"

A. Yusuf Alipublic-domain

We gave knowledge to David and Solomon, and they both said, ‘Praise be to God, who has favoured us over many of His believing servants.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We verily gave knowledge unto David and Solomon, and they said: Praise be to Allah, Who hath preferred us above many of His believing slaves!

M. Pickthallpublic-domain

And We had certainly given to David and Solomon knowledge, and they said, "Praise [is due] to Allāh, who has favored us over many of His believing servants."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد آتينا داود وسليمان علمًا فعملا به، وقالا الحمد لله الذي فضَّلنا بهذا على كثير من عباده المؤمنين. وفي الآية دليل على شرف العلم، وارتفاع أهله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?