← Sure 27

27:14

وَجَحَدُوا۟ بِهَا وَٱسْتَيْقَنَتْهَآ أَنفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّا ۚ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ

Kelime kelime

وَجَحَدُوا۟
ve inkar ettiler
Fiil
Kök: جحد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَحَدُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِهَا
onları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَاİsimzamir، 3. tekil dişil
وَٱسْتَيْقَنَتْهَآ
kanaat getirdiği halde
Fiil
Kök: يقن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱسْتَيْقَنَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
هَآİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
أَنفُسُهُمْ
vicdanları
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ظُلْمًا
haksızlıkları yüzünden
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظُلْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَعُلُوًّا
ve böbürlenmeleri yüzünden
İsim
Kök: علو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عُلُوًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَٱنظُرْ
bak işte
Fiil
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱنظُرْFiilemir، 2. tekil eril
كَيْفَ
nasıl
İsim
Kök: كيف
كَانَ
oldu
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَٰقِبَةُ
sonu
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰقِبَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلْمُفْسِدِينَ
bozguncuların
İsim
Kök: فسد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُفْسِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Gönülleri kesin olarak kabul ettiği halde, haksızlık ve büyüklenmelerinden ötürü onları bile bile inkar ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak!

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve vicdanları bunlar(ın doğruluğun)a tam bir kanaat getirdiği halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü onları bile bile inkâr ettiler. Bozguncuların sonunun nice olduğuna bir bak!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kendileri bu delillere kesin olarak (kalben) inandıkları hâlde, haksızlık ve kibirleri nedeniyle onları (bile bile) inkâr etmişlerdi. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And they rejected those Signs in iniquity and arrogance, though their souls were convinced thereof: so see what was the end of those who acted corruptly!

A. Yusuf Alipublic-domain

They denied them, in their wickedness and their pride, even though their souls acknowledged them as true. See how those who spread corruption met their end!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they denied them, though their souls acknowledged them, for spite and arrogance. Then see the nature of the consequence for the wrong-doers!

M. Pickthallpublic-domain

And they rejected them, while their [inner] selves were convinced thereof, out of injustice and haughtiness. So see how was the end of the corrupters.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكذَّبوا بالمعجزات التسع الواضحة الدلالة على صدق موسى في نبوته وصدق دعوته، وأنكروا بألسنتهم أن تكون من عند الله، وقد استيقنوها في قلوبهم اعتداءً على الحق وتكبرًا على الاعتراف به، فانظر -أيها الرسول- كيف كان مصير الذين كفروا بآيات الله وأفسدوا في الأرض، إذ أغرقهم الله في البحر؟ وفي ذلك عبرة لمن يعتبر.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?