← Sure 28

28:18

فَأَصْبَحَ فِى ٱلْمَدِينَةِ خَآئِفًا يَتَرَقَّبُ فَإِذَا ٱلَّذِى ٱسْتَنصَرَهُۥ بِٱلْأَمْسِ يَسْتَصْرِخُهُۥ ۚ قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰٓ إِنَّكَ لَغَوِىٌّ مُّبِينٌ

Kelime kelime

فَأَصْبَحَ
sabahladı
Fiil
Kök: صبح
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَصْبَحَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِى
şehirde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمَدِينَةِ
Medine
İsim
Kök: مدن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَدِينَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
خَآئِفًا
korku içinde
İsim
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
خَآئِفًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
يَتَرَقَّبُ
gözetleyerek
Fiil
Kök: رقب
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَرَقَّبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فَإِذَا
bir de baktı ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَاEdatmüfâcee (sürpriz)
ٱلَّذِى
kendisinden yardım isteyen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
ٱسْتَنصَرَهُۥ
yardım isterlerse
Fiil
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَنصَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
بِٱلْأَمْسِ
dün
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَمْسِİsimeril، mecrûr (genitif)
يَسْتَصْرِخُهُۥ
yine feryadediyor
Fiil
Kök: صرخ
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَصْرِخُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُۥ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
مُوسَىٰٓ
Musa'nın
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰٓİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
إِنَّكَ
gerçekten sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لَغَوِىٌّ
bir azgınsın
İsim
Kök: غوي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
غَوِىٌّİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مُّبِينٌ
belli ki
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
مُّبِينٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Şehirde, korku içinde etrafı gözetip dolaşarak sabahladı. Dün kendisinden yardım isteyen kimse bağırarak ondan yine yardım istiyordu. Musa ona: "Doğrusu sen besbelli bir azgınsın" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şehirde korku içinde, (etrafı) gözetleyerek sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen kimse feryad ederek yine ondan imdat istiyor. Musa ona dedi ki: "Doğrusu sen, besbelli bir azgınsın!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şehirde korku içinde, (etrafı) gözetleyerek sabahladıktan sonra bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen kişi, feryat ederek tekrar ondan yardım istiyor. (Musa) ona, “Doğrusu sen apaçık bir azgınsın!” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So he saw the morning in the city, looking about, in a state of fear, when behold, the man who had, the day before, sought his help called aloud for his help (again). Moses said to him: "Thou art truly, it is clear, a quarrelsome fellow!"

A. Yusuf Alipublic-domain

Next morning, he was walking in the city, fearful and vigilant, when suddenly the man he had helped the day before cried out to him for help. Moses said, ‘You are clearly a troublemaker.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And morning found him in the city, fearing, vigilant, when behold! he who had appealed to him the day before cried out to him for help. Moses said unto him: Lo! thou art indeed a mere hothead.

M. Pickthallpublic-domain

And he became inside the city fearful and anticipating [exposure], when suddenly the one who sought his help the previous day cried out to him [once again]. Moses said to him, "Indeed, you are an evident, [persistent] deviator."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فأصبح موسى في مدينة فرعون خائفًا يترقب الأخبار مما يتحدث به الناس في أمره وأمر قتيله، فرأى صاحبه بالأمس يقاتل قبطيًا آخر، ويطلب منه النصر، قال له موسى: إنك لكثير الغَواية ظاهر الضلال.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?