← Sure 28

28:19

فَلَمَّآ أَنْ أَرَادَ أَن يَبْطِشَ بِٱلَّذِى هُوَ عَدُوٌّ لَّهُمَا قَالَ يَـٰمُوسَىٰٓ أَتُرِيدُ أَن تَقْتُلَنِى كَمَا قَتَلْتَ نَفْسًۢا بِٱلْأَمْسِ ۖ إِن تُرِيدُ إِلَّآ أَن تَكُونَ جَبَّارًا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا تُرِيدُ أَن تَكُونَ مِنَ ٱلْمُصْلِحِينَ

Kelime kelime

فَلَمَّآ
nihayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّآİsimzaman zarfı
أَنْ
isteyince
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْEdatmasdar bağlacı
أَرَادَ
istese
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
أَرَادَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَن
yakalamak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَبْطِشَ
tutacakları
Fiil
Kök: بطش
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْطِشَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِٱلَّذِى
olanı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
هُوَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
عَدُوٌّ
düşman
İsim
Kök: عدو
Dilbilgisi (i'rab)
عَدُوٌّİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لَّهُمَا
ikisine de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمَاİsimzamir، 3. ikil
قَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
يَٰمُوسَىٰٓ
ey Musa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
مُوسَىٰٓİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
أَتُرِيدُ
beni öldürmekmi istiyorsun?
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
تُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
أَن
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَقْتُلَنِى
öldürmeyin
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
تَقْتُلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
نِىİsimzamir، son ek، 1. tekil
كَمَا
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاEdatmasdar bağlacı
قَتَلْتَ
öldürdüğün
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
قَتَلْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
نَفْسًۢا
bir canı
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْسًۢاİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بِٱلْأَمْسِ
dün
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَمْسِİsimeril، mecrûr (genitif)
إِن
(oysa)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatolumsuzluk
تُرِيدُ
istemiyorsun
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
تُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
إِلَّآ
dışında bir şey
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
أَن
olmak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَكُونَ
olacaksın
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
جَبَّارًا
bir zorba
İsim
Kök: جبر
Dilbilgisi (i'rab)
جَبَّارًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
تُرِيدُ
istemiyorsun
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
تُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
أَن
olmak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَكُونَ
olacaksın
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
مِنَ
arabuluculardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُصْلِحِينَ
iyiliğe çalışanların
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُصْلِحِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Musa, ikisinin de düşmanı olan kimseyi yakalamak isteyince: "Ey Musa! Dün bir cana kıydığın gibi bana da mı kıymak istiyorsun? Sen ıslah edenlerden olmak değil, ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince, o adam dedi ki: "Ey Musa! Dün bir cana kıydığın gibi, bana da mı kıymak istiyorsun? Demek arabuluculardan olmak istemiyor da, bu yerde ille yaman bir zorba olmayı arzuluyorsun sen!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Musa), her ikisinin (yani hem ölen kişinin hem de kendisinin) düşmanı olan (adam)ı yakalamak isteyince, (adam) ona şöyle demişti: “Ey Musa! Dün bir canı öldürdüğün gibi, şimdi de beni mi öldürmek istiyorsun? Sen yeryüzünde sadece zorbalık istiyorsun; ıslah edicilerden olmak istemiyorsun.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Then, when he decided to lay hold of the man who was an enemy to both of them, that man said: "O Moses! Is it thy intention to slay me as thou slewest a man yesterday? Thy intention is none other than to become a powerful violent man in the land, and not to be one who sets things right!"

A. Yusuf Alipublic-domain

As he was about to attack the man who was an enemy to both of them, the man said, ‘Moses, are you going to kill me as you killed that person yesterday? You clearly want to be a tyrant in the land; you do not intend to put things right.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when he would have fallen upon the man who was an enemy unto them both, he said: O Moses! Wouldst thou kill me as thou didst kill a person yesterday. Thou wouldst be nothing but a tyrant in the land, thou wouldst not be of the reformers.

M. Pickthallpublic-domain

And when he wanted to strike the one who was an enemy to both of them, he said, "O Moses, do you intend to kill me as you killed someone yesterday? You only want to be a tyrant in the land and do not want to be of the amenders."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فلما أن أراد موسى أن يبطش بالقبطي، قال: أتريد أن تقتلني كما قتلت نفسًا بالأمس؟ ما تريد إلا أن تكون طاغية في الأرض، وما تريد أن تكون من الذين يصلحون بين الناس.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?