← Sure 28

28:55

وَإِذَا سَمِعُوا۟ ٱللَّغْوَ أَعْرَضُوا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ لَنَآ أَعْمَـٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَـٰلُكُمْ سَلَـٰمٌ عَلَيْكُمْ لَا نَبْتَغِى ٱلْجَـٰهِلِينَ

Kelime kelime

وَإِذَا
ve zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
سَمِعُوا۟
işittikleri
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
سَمِعُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّغْوَ
boş söz
İsim
Kök: لغو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
لَّغْوَİsimeril، mansûb (akuzatif)
أَعْرَضُوا۟
yüz çevirirler
Fiil
Kök: عرض
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْرَضُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَنْهُ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَقَالُوا۟
ve derler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَنَآ
bizimdir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَآİsimzamir، 1. çoğul
أَعْمَٰلُنَا
bizim işlerimiz
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْمَٰلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَلَكُمْ
ve sizindir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
أَعْمَٰلُكُمْ
sizin işleriniz
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْمَٰلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
سَلَٰمٌ
selam
İsim
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
سَلَٰمٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَلَيْكُمْ
size olsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَا
biz istemeyiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
نَبْتَغِى
ve arayın
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
نَبْتَغِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلْجَٰهِلِينَ
cahilleri
İsim
Kök: جهل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَٰهِلِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Onlar, boş söz işittikleri vakit ondan yüz çevirirler. "Bizim işlediğimiz bize, sizin işlediğiniz sizedir. Size selam olsun, cahillerle ilgilenmeyiz" derler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar, boş söz işittikleri zaman, ondan yüz çevirirler ve "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri istemeyiz" derler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlar, boş söz duydukları zaman ondan yüz çevirip “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun! Biz, cahillere itibar etmeyiz!” der (geçer)ler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And when they hear vain talk, they turn away therefrom and say: "To us our deeds, and to you yours; peace be to you: we seek not the ignorant."

A. Yusuf Alipublic-domain

and turn away whenever they hear frivolous talk, saying, ‘We have our deeds and you have yours. Peace be with you! We do not seek the company of ignorant people.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when they hear vanity they withdraw from it and say: Unto us our works and unto you your works. Peace be unto you! We desire not the ignorant.

M. Pickthallpublic-domain

And when they hear ill speech, they turn away from it and say, "For us are our deeds, and for you are your deeds. Peace will be upon you; we seek not the ignorant."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

هؤلاء الذين تقدَّمَتْ صفتُهم يُؤتَوْن ثواب عملهم مرتين: على الإيمان بكتابهم، وعلى إيمانهم بالقرآن بما صبروا، ومن أوصافهم أنهم يدفعون السيئة بالحسنة، ومما رزقناهم ينفقون في سبيل الخير والبر. وإذا سمع هؤلاء القوم الباطل من القول لم يُصْغوا إليه، وقالوا: لنا أعمالنا لا نحيد عنها، ولكم أعمالكم ووزرها عليكم، فنحن لا نشغل أنفسنا بالرد عليكم، ولا تسمعون منَّا إلا الخير، ولا نخاطبهم بمقتضى جهلكم؛ لأننا لا نريد طريق الجاهلين ولا نحبها. وهذا من خير ما يقوله الدعاة إلى الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution