← Sure 29

29:18

وَإِن تُكَذِّبُوا۟ فَقَدْ كَذَّبَ أُمَمٌ مِّن قَبْلِكُمْ ۖ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَـٰغُ ٱلْمُبِينُ

Kelime kelime

وَإِن
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
تُكَذِّبُوا۟
yalanlarsanız
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
تُكَذِّبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَقَدْ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
كَذَّبَ
yalanlamışlardı
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذَّبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أُمَمٌ
ümmetler de
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَمٌİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّن
sizden önceki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِكُمْ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَمَا
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
عَلَى
düşen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلرَّسُولِ
elçiye
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّسُولِİsimeril، mecrûr (genitif)
إِلَّا
başka bir şey
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
ٱلْبَلَٰغُ
tebliğ etmekten
İsim
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَلَٰغُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْمُبِينُ
açıkça
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُبِينُİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، merfû (nominatif)

Meal

TR

Eğer siz Peygamberi yalanlıyorsanız bilin ki, sizden önceki ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen, sadece apaçık tebliğdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eğer (size tebliğ edileni) yalan sayarsanız, bilin ki sizden önceki birçok milletler de yalan saymışlardı. Peygambere düşen yalnız açık bir tebliğdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Size tebliğ edileni) yalanlarsanız, elbette sizden önceki milletler de (gerçekleri) yalanlamıştı. Elçi'ye düşen (görev) yalnızca apaçık tebliğdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"And if ye reject (the Message), so did generations before you: and the duty of the messenger is only to preach publicly (and clearly)."

A. Yusuf Alipublic-domain

If you say this is a lie, [be warned that] other communities before you said the same. The messenger’s only duty is to give clear warning.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But if ye deny, then nations have denied before you. The messenger is only to convey (the message) plainly.

M. Pickthallpublic-domain

And if you [people] deny [the message] - already nations before you have denied. And there is not upon the Messenger except [the duty of] clear notification.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإن تكذِّبوا - أيها الناس- رسولنا محمدًا صلى الله عليه وسلم فيما دعاكم إليه من عبادة الله وحده، فقد كذبت جماعات من قبلكم رسلها فيما دعتهم إليه من الحق، فحل بهم سخط الله، وما على الرَّسول محمد إلا أن يبلغكم عن الله رسالته البلاغ الواضح، وقد فَعَل.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?