← Sure 29

29:49

بَلْ هُوَ ءَايَـٰتٌۢ بَيِّنَـٰتٌ فِى صُدُورِ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ ۚ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَـٰتِنَآ إِلَّا ٱلظَّـٰلِمُونَ

Kelime kelime

بَلْ
hayır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلْEdatidrâb (bel)
هُوَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ءَايَٰتٌۢ
ayetlerdir
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتٌۢİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بَيِّنَٰتٌ
açık açık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيِّنَٰتٌİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
فِى
bulunan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
صُدُورِ
göğüslerde
İsim
Kök: صدر
Dilbilgisi (i'rab)
صُدُورِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلَّذِينَ
olanların
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
أُوتُوا۟
verilmiş
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
أُوتُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْعِلْمَ
bilgi
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عِلْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
يَجْحَدُ
inkar etmez
Fiil
Kök: جحد
Dilbilgisi (i'rab)
يَجْحَدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِـَٔايَٰتِنَآ
bizim ayetlerimizi
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَّا
başkası
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
ٱلظَّٰلِمُونَ
zalimlerden
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Hayır; Kuran, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yerleşen apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi, zalimlerden başka kimse, bile bile inkar etmez.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hayır, o (Kur'ân), kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde (yer eden) apaçık âyetlerdir. Ayetlerimizi ancak ve ancak zalimler bile bile inkâr eder.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hayır! O (Kur’an), kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde (kalplerinde) apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Nay, here are Signs self-evident in the hearts of those endowed with knowledge: and none but the unjust reject Our Signs.

A. Yusuf Alipublic-domain

But no, [this Quran] is a revelation that is clear to the hearts of those endowed with knowledge. No one refuses to acknowledge Our revelations but the evildoers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But it is clear revelations in the hearts of those who have been given knowledge, and none deny Our revelations save wrong-doers.

M. Pickthallpublic-domain

Rather, it [i.e., the Qur’ān] is distinct verses [preserved] within the breasts of those who have been given knowledge. And none reject Our verses except the wrongdoers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

بل القرآن آيات بينات واضحة في الدلالة على الحق يحفظه العلماء، وما يكذِّب بآياتنا ويردها إلا الظالمون المعاندون الذين يعلمون الحق ويحيدون عنه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution