← Sure 3

3:11

كَدَأْبِ ءَالِ فِرْعَوْنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمْ ۗ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

Kelime kelime

كَدَأْبِ
durumu gibi
İsim
Kök: دأب
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
دَأْبِİsimeril، mecrûr (genitif)
ءَالِ
ailesinin
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
ءَالِİsimeril، mecrûr (genitif)
فِرْعَوْنَ
Fir'avn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَٱلَّذِينَ
ve kimselerin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
مِن
onlardan önceki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِهِمْ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَذَّبُوا۟
onlar da yalanladılar
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذَّبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِـَٔايَٰتِنَا
ayetlerimizi
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فَأَخَذَهُمُ
onları yakaladı
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَخَذَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِذُنُوبِهِمْ
günahlarıyla
İsim
Kök: ذنب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذُنُوبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
شَدِيدُ
çetindir
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
شَدِيدُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلْعِقَابِ
cezası
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عِقَابِİsimeril، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Bunların tutumu, Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin tutumu gibi ki, ayetlerimizi yalanladılar da Allah onları günahlarından dolayı yok (helak) etti. Allah'ın cezalandırması şiddetlidir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Gidişatları, Firavun soyunun ve daha öncekilerin gidişatı gibidir. Onlar, âyetlerimizi yalan saymışlardı. Bunun üzerine Allah da onları işledikleri günahlar yüzünden yakalayıp alaşağı etti. Allah, cezası çetin olandır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Bunların durumu) tıpkı Firavun’un ailesinin (destekçilerinin) ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. (Onlar) ayetlerimizi yalanlamışlardı; Allah da günahları sebebiyle onları yakalamıştı. Allah, azabı şiddetli olandır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(Their plight will be) no better than that of the people of Pharaoh, and their predecessors: They denied our Signs, and Allah called them to account for their sins. For Allah is strict in punishment.

A. Yusuf Alipublic-domain

just as Pharaoh’s people and their predecessors denied Our revelations, and God punished them for their sins: God is severe in punishing.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Like Pharaoh's folk and those who were before them, they disbelieved Our revelations and so Allah seized them for their sins. And Allah is severe in punishment.

M. Pickthallpublic-domain

[Theirs is] like the custom of the people of Pharaoh and those before them. They denied Our signs, so Allāh seized them for their sins. And Allāh is severe in penalty.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

شأن الكافرين في تكذيبهم وما ينزل بهم، شأن آل فرعون والذين من قبلهم من الكافرين، أنكروا آيات الله الواضحة، فعاجلهم بالعقوبة بسبب تكذيبهم وعنادهم. والله شديد العقاب لمن كفر به وكذَّب رسله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?