← Sure 3

3:173

ٱلَّذِينَ قَالَ لَهُمُ ٱلنَّاسُ إِنَّ ٱلنَّاسَ قَدْ جَمَعُوا۟ لَكُمْ فَٱخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ إِيمَـٰنًا وَقَالُوا۟ حَسْبُنَا ٱللَّهُ وَنِعْمَ ٱلْوَكِيلُ

Kelime kelime

ٱلَّذِينَ
onlar ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
قَالَ
deyince
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُمُ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱلنَّاسُ
halk
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
إِنَّ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلنَّاسَ
(Düşman) İnsanlar
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
قَدْ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
جَمَعُوا۟
(ordu) toplamışlar
Fiil
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
جَمَعُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَكُمْ
size karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
فَٱخْشَوْهُمْ
onlardan korkun
Fiil
Kök: خشي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱخْشَFiilemir، 2. çoğul eril
وْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَزَادَهُمْ
(bu söz) onların artırdı
Fiil
Kök: زيد
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
زَادَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِيمَٰنًا
imanını
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
إِيمَٰنًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَقَالُوا۟
ve dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حَسْبُنَا
bize yeter
İsim
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
حَسْبُİsimeril، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
وَنِعْمَ
ve ne güzel
Fiil
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
نِعْمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْوَكِيلُ
vekildir
İsim
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
وَكِيلُİsimeril، merfû (nominatif)

Meal

TR

İnsanlar onlara: "Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun" dediler. Bu, onların imanını artırdı da: "Allah bize yeter. O ne güzel Vekil'dir" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İnsanlar onlara: "Düşmanlarınız size karşı ordu topladı, onlardan korkun." dediklerinde, bu, onların imanını artırdı ve şöyle dediler: "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bir kısım insanlar, müminlere “(düşmanlarınız olan) o insanlar, size karşı (asker) topladılar; onlardan sakının!” dediklerinde, bu (durum) onların (müminlerin) imanlarını artırmış ve “Allah bize yeter. O, ne güzel vekildir (güven kaynağıdır)!” demişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Men said to them: "A great army is gathering against you": And frightened them: But it (only) increased their Faith: They said: "For us Allah sufficeth, and He is the best disposer of affairs."

A. Yusuf Alipublic-domain

Those whose faith only increased when people said, ‘Fear your enemy: they have amassed a great army against you,’ and who replied, ‘God is enough for us: He is the best protector,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Those unto whom men said: Lo! the people have gathered against you, therefor fear them. (The threat of danger) but increased the faith of them and they cried: Allah is Sufficient for us! Most Excellent is He in Whom we trust!

M. Pickthallpublic-domain

Those to whom people [i.e., hypocrites] said, "Indeed, the people have gathered against you, so fear them." But it [merely] increased them in faith, and they said, "Sufficient for us is Allāh, and [He is] the best Disposer of affairs."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وهم الذين قال لهم بعض المشركين: إن أبا سفيان ومن معه قد أجمعوا أمرهم على الرجوع إليكم لاستئصالكم، فاحذروهم واتقوا لقاءهم، فإنه لا طاقة لكم بهم، فزادهم ذلك التخويف يقينًا وتصديقًا بوعد الله لهم، ولم يَثْنِهم ذلك عن عزمهم، فساروا إلى حيث شاء الله، وقالوا: حسبنا الله أي: كافينا، ونِعْم الوكيل المفوَّض إليه تدبير عباده.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?