← Sure 30

30:33

وَإِذَا مَسَّ ٱلنَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا۟ رَبَّهُم مُّنِيبِينَ إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَآ أَذَاقَهُم مِّنْهُ رَحْمَةً إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ

Kelime kelime

وَإِذَا
ve zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
مَسَّ
dokunduğu
Fiil
Kök: مسس
Dilbilgisi (i'rab)
مَسَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلنَّاسَ
insanlara
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ضُرٌّ
bir zarar
İsim
Kök: ضرر
Dilbilgisi (i'rab)
ضُرٌّİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
دَعَوْا۟
yalvarırlar
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
دَعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَبَّهُم
Rablerine
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مُّنِيبِينَ
yönelerek
İsim
Kök: نوب
Dilbilgisi (i'rab)
مُّنِيبِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
إِلَيْهِ
O'na
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
إِذَآ
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَآİsimzaman zarfı
أَذَاقَهُم
onlara taddırdığı
Fiil
Kök: ذوق
Dilbilgisi (i'rab)
أَذَاقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّنْهُ
kendinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
رَحْمَةً
bir rahmet
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَحْمَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِذَا
hemen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاEdatmüfâcee (sürpriz)
فَرِيقٌ
bir grup
İsim
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
فَرِيقٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْهُم
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِرَبِّهِمْ
Rablerine
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يُشْرِكُونَ
ortak koşarlar
Fiil
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
يُشْرِكُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

İnsanlar bir darlığa uğrayınca Rablerine dönerek O'na yalvarırlar, sonra Allah katından onlara bir rahmet tattırınca içlerinden bir takımı kendilerine verdiklerimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Safa sürün bakalım, yakında göreceksiniz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bununla beraber insanlara bir keder dokunduğu zaman her şeyden geçerek Rablerine yalvarır, dua ederler; sonra tarafından bir rahmet tattırıverdiği zaman da bakarsın onlardan bir kısmı tutar, O Rablerine ortak koşarlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İnsanların başına bir sıkıntı gelince Rablerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra (Allah) katından onlara bir rahmet (bolluk) tattırınca bakarsınız ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için onlardan bir grup, Rablerine yine ortak koşuyorlar. Bir süre (daha) yararlanın! İleride bileceksiniz!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When trouble touches men, they cry to their Lord, turning back to Him in repentance: but when He gives them a taste of Mercy as from Himself, behold, some of them pay part-worship to other god's besides their Lord,-

A. Yusuf Alipublic-domain

When something bad happens to people, they cry to their Lord and turn to Him for help, but no sooner does He let them taste His blessing than- lo and behold!- some of them ascribe partners to their Lord,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when harm toucheth men they cry unto their Lord, turning to Him in repentance; then, when they have tasted of His mercy, behold! some of them attribute partners to their Lord

M. Pickthallpublic-domain

And when adversity touches the people, they call upon their Lord, turning in repentance to Him. Then when He lets them taste mercy from Him, at once a party of them associate others with their Lord,

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا أصاب الناسَ شدة وبلاء دعَوا ربهم مخلصين له أن يكشف عنهم الضر، فإذا رحمهم وكشف عنهم ضرهم إذا فريق منهم يعودون إلى الشرك مرة أخرى، فيعبدون مع الله غيره.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?