← Sure 32

32:27

أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَسُوقُ ٱلْمَآءَ إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِهِۦ زَرْعًا تَأْكُلُ مِنْهُ أَنْعَـٰمُهُمْ وَأَنفُسُهُمْ ۖ أَفَلَا يُبْصِرُونَ

Kelime kelime

أَوَلَمْ
görmüyorlar mı?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
وَEdatek bağlaç، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يَرَوْا۟
görseler
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
يَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَّا
biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
نَسُوقُ
sürüyoruz
Fiil
Kök: سوق
Dilbilgisi (i'rab)
نَسُوقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلْمَآءَ
suyu
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَآءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
إِلَى
yere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱلْجُرُزِ
kuru otsuz
İsim
Kök: جرز
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جُرُزِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)، sıfat
فَنُخْرِجُ
ve bitiriyoruz
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
نُخْرِجُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
زَرْعًا
ekin
İsim
Kök: زرع
Dilbilgisi (i'rab)
زَرْعًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
تَأْكُلُ
yiyor
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْكُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِنْهُ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَنْعَٰمُهُمْ
hayvanları da
İsim
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْعَٰمُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَنفُسُهُمْ
kendileri de
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنفُسُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَفَلَا
görmüyorlar mı?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يُبْصِرُونَ
görecekler
Fiil
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
يُبْصِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Kuru yerlere suyu gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri ekinleri çıkardığımızı görmezler mi? Görmüyorlar mı?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ya hiç görmediler mi ki, biz kır yere suyu salıveriyoruz da onunla bir ekin çıkarıyoruz. Ondan hayvanları da yiyor, kendileri de. Hâlâ gözlerini açmayacaklar mı?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kupkuru yerlere suyu ulaştırdığımızı, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yemekte oldukları ekini çıkarmakta olduğumuzu da mı düşünmediler? (Gerçeği) görmezler mi?

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And do they not see that We do drive rain to parched soil (bare of herbage), and produce therewith crops, providing food for their cattle and themselves? Have they not the vision?

A. Yusuf Alipublic-domain

Do they not consider how We drive rain to the barren land, and with it produce vegetation from which their cattle and they themselves eat? Do they not see?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Have they not seen how We lead the water to the barren land and therewith bring forth crops whereof their cattle eat, and they themselves? Will they not then see?

M. Pickthallpublic-domain

Have they not seen that We drive water [in clouds] to barren land and bring forth thereby crops from which their livestock eat and [they] themselves? Then do they not see?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أولم ير المكذبون بالبعث بعد الموت أننا نسوق الماء إلى الأرض اليابسة الغليظة التي لا نبات فيها، فنخرج به زرعًا مختلفًا ألوانه تأكل منه أنعامهم، وتتغذى به أبدانهم فيعيشون به؟ أفلا يرون هذه النعم بأعينهم، فيعلموا أن الله الذي فعل ذلك قادر على إحياء الأموات ونَشْرهم من قبورهم؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?