← Sure 35

35:14

إِن تَدْعُوهُمْ لَا يَسْمَعُوا۟ دُعَآءَكُمْ وَلَوْ سَمِعُوا۟ مَا ٱسْتَجَابُوا۟ لَكُمْ ۖ وَيَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْ ۚ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَبِيرٍ

Kelime kelime

إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
تَدْعُوهُمْ
onları çağırsanız
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
تَدْعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
işitmezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَسْمَعُوا۟
işitecekleri
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْمَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
دُعَآءَكُمْ
sizin çağırmanızı
İsim
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
دُعَآءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَوْ
şayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْEdatşart
سَمِعُوا۟
işitseler bile
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
سَمِعُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَا
cevap veremezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
ٱسْتَجَابُوا۟
buyruğuna uyanlar
Fiil
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَجَابُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَيَوْمَ
ve günü
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
يَكْفُرُونَ
inkar ederler
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِشِرْكِكُمْ
sizin ortak koşmanızı
İsim
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
شِرْكِİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يُنَبِّئُكَ
hiç kimse sana haber veremez
Fiil
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
يُنَبِّئُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِثْلُ
gibi
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مِثْلُİsimeril، merfû (nominatif)
خَبِيرٍ
herşeyi bilen
İsim
Kök: خبر
Dilbilgisi (i'rab)
خَبِيرٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler; işitmiş olsalar bile size cevap veremezler; ama kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Herşeyden haberdar olan Allah gibi, sana kimse haber vermez.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevabını veremezler. Kıyamet günü de kendilerini Allah'a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Sana her şeyden haberdar olan (Allah) gibi bir haber veren olmaz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlara (putlara) yalvarsanız (bile) çağrınızı duyamazlar. Sizi duysalardı da isteklerinize cevap veremezlerdi. Kıyamet günü (onları Allah'a) ortak koştuğunuzu da inkâr edeceklerdir. (Her şeyden) haberdar olan (Allah) gibi (gerçeği kimse) sana bildiremez.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If ye invoke them, they will not listen to your call, and if they were to listen, they cannot answer your (prayer). On the Day of Judgment they will reject your "Partnership". and none, (O man!) can tell thee (the Truth) like the One Who is acquainted with all things.

A. Yusuf Alipublic-domain

if you call them they cannot hear you; if they could hear, they could not answer you; on the Day of Resurrection they will disown your idolatry. None can inform you [Prophet] like the One who is all aware.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

If ye pray unto them they hear not your prayer, and if they heard they could not grant it you. On the Day of Resurrection they will disown association with you. None can inform you like Him Who is Aware.

M. Pickthallpublic-domain

If you invoke them, they do not hear your supplication; and if they heard, they would not respond to you. And on the Day of Resurrection they will deny your association. And none can inform you like [one] Aware [of all matters].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن تدعوا -أيها الناس- هذه المعبودات من دون الله لا يسمعوا دعاءكم، ولو سمعوا على سبيل الفرض ما أجابوكم، ويوم القيامة يتبرؤون منكم، ولا أحد يخبرك -أيها الرسول- أصدق من الله العليم الخبير.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?