37:179
وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
Kelime kelime
وَأَبْصِرْ
ve (bekle de) gör
Fiil
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَبْصِرْFiil — emir، 2. tekil eril
فَسَوْفَ
yakında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَوْفَEdat — gelecek (se/sevfe)
يُبْصِرُونَ
onlar da göreceklerdir
Fiil
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
يُبْصِرُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
Meal
TR
İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
(İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
(Onları) gör (gözetle); onlar da ileride görecekler.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
EN
And watch (how they fare) and they soon shall see (how thou farest)!
A. Yusuf Alipublic-domain
Watch them: they will soon see.
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
And watch, for they will (soon) see.
M. Pickthallpublic-domain
And see, for they are going to see.
Saheeh Internationalall-rights-reserved
AR
وأعرض عنهم حتى يأذن الله بعذابهم، وأنظرهم فسوف يرون ما يحل بهم من العذاب والنكال.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution