38:20
وَشَدَدْنَا مُلْكَهُۥ وَءَاتَيْنَـٰهُ ٱلْحِكْمَةَ وَفَصْلَ ٱلْخِطَابِ
Kelime kelime
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Meal
Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiştik. Ona hikmet ve kesin hüküm selahiyeti vermiştik.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Biz onun mülkünü kuvvetlendirmiş ve kendisine hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme kabiliyeti vermiştik.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
Onun hükümdarlığını güçlendirmiş, ona hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) ve güzel konuşabilme (özelliği) vermiştik.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
We strengthened his kingdom, and gave him wisdom and sound judgment in speech and decision.
A. Yusuf Alipublic-domain
We strengthened his kingdom; We gave him wisdom and a decisive way of speaking.
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
We made his kingdom strong and gave him wisdom and decisive speech.
M. Pickthallpublic-domain
And We strengthened his kingdom and gave him wisdom and discernment in speech.
Saheeh Internationalall-rights-reserved
وقوَّينا له ملكه بالهيبة والقوة والنصر، وآتيناه النبوة، والفصل في الكلام والحكم.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution