← Sure 38

38:28

أَمْ نَجْعَلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ كَٱلْمُفْسِدِينَ فِى ٱلْأَرْضِ أَمْ نَجْعَلُ ٱلْمُتَّقِينَ كَٱلْفُجَّارِ

Kelime kelime

أَمْ
yoksa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْEdatatıf bağlacı
نَجْعَلُ
tutacağız
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
نَجْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلَّذِينَ
kimseleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(ları)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَعَمِلُوا۟
ve yapanları
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَمِلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلصَّٰلِحَٰتِ
iyi işler
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰلِحَٰتِİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
كَٱلْمُفْسِدِينَ
bozgunculuk yapanlar gibi (mi?)
İsim
Kök: فسد
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُفْسِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
أَمْ
yoksa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْEdatatıf bağlacı
نَجْعَلُ
tutacağız
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
نَجْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلْمُتَّقِينَ
muttakileri
İsim
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُتَّقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
كَٱلْفُجَّارِ
yoldan çıkanlar gibi (mi?)
İsim
Kök: فجر
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فُجَّارِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Yoksa, inanıp yararlı iş işleyenleri, yeryüzünde, bozguncular gibi mi tutarız? Yoksa, Allah'a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkanlar gibi mi tutarız?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yoksa, iman edip de salih amel işleyenleri biz, o yeryüzündeki bozguncular gibi yapar mıyız? Yoksa o takva sahiplerini azgın günahkarlar gibi yapar mıyız?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yoksa biz iman edip iyi işler yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi veya muttakîleri (duyarlı olanları) yoldan çıkanlar (ile bir) mi tutacağız!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Shall We treat those who believe and work deeds of righteousness, the same as those who do mischief on earth? Shall We treat those who guard against evil, the same as those who turn aside from the right?

A. Yusuf Alipublic-domain

but would We treat those who believe and do good deeds and those who spread corruption on earth as equal? Would We treat those who are aware of God and those who recklessly break all bounds in the same way?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Shall We treat those who believe and do good works as those who spread corruption in the earth; or shall We treat the pious as the wicked?

M. Pickthallpublic-domain

Or should We treat those who believe and do righteous deeds like corrupters in the land? Or should We treat those who fear Allāh like the wicked?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أنجعل الذين آمنوا وعملوا الصالحات كالمفسدين في الأرض، أم نجعل أهل التقوى المؤمنين كأصحاب الفجور الكافرين؟ هذه التسوية غير لائقة بحكمة الله وحُكْمه، فلا يستوون عند الله، بل يثيب الله المؤمنين الأتقياء، ويعاقب المفسدين الأشقياء.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?