← Sure 39

39:46

قُلِ ٱللَّهُمَّ فَاطِرَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ عَـٰلِمَ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ أَنتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِى مَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Kelime kelime

قُلِ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلِFiilemir، 2. tekil eril
ٱللَّهُمَّ
Allah'ım
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
مَّEdatnidâ، son ek
فَاطِرَ
yoktan var eden
İsim
Kök: فطر
Dilbilgisi (i'rab)
فَاطِرَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
gökleri
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضِ
ve yeri
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
عَٰلِمَ
bilen
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰلِمَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْغَيْبِ
görülmeyeni
İsim
Kök: غيب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَيْبِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱلشَّهَٰدَةِ
ve görüleni
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّهَٰدَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
أَنتَ
(ancak) sen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتَİsimzamir، 2. tekil eril
تَحْكُمُ
hükmedersin
Fiil
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْكُمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
بَيْنَ
arasında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
عِبَادِكَ
kullarının
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عِبَادِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
فِى
şeylerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
مَا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِيهِ
hakkında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يَخْتَلِفُونَ
ayrılığa düştükleri
Fiil
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
يَخْتَلِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

De ki: "Ey göklerin, yerin yaratanı, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'ım! Kullarının ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında Sen hükmedeceksin."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'ım! Kulların arasında, o ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında sen hüküm vereceksin."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Ey gökleri ve yeri yoktan yaratan, görünmeyeni de görüneni de bilen Allah’ım! Kullarının arasında, ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü ancak sen vereceksin.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "O Allah! Creator of the heavens and the earth! Knower of all that is hidden and open! it is Thou that wilt judge between Thy Servants in those matters about which they have differed."

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘God! Creator of the heavens and earth! Knower of all that is hidden and all that is open, You will judge between Your servants regarding their differences.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: O Allah! Creator of the heavens and the earth! Knower of the Invisible and the Visible! Thou wilt judge between Thy slaves concerning that wherein they used to differ.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "O Allāh, Creator of the heavens and the earth, Knower of the unseen and the witnessed, You will judge between your servants concerning that over which they used to differ."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل: اللهم يا خالق السموات والأرض ومبدعهما على غير مثال سبق، عالم السر والعلانية، أنت تفصل بين عبادك يوم القيامة فيما كانوا فيه يختلفون من القول فيك، وفي عظمتك وسلطانك والإيمان بك وبرسولك، اهدني لما اختُلِف فيه من الحق بإذنك، إنك تهدي مَن تشاء إلى صراط مستقيم. وكان هذا مِن دعائه صلى الله عليه وسلم، وهو تعليم للعباد بالالتجاء إلى الله تعالى، ودعائه بأسمائه الحسنى وصفاته العلى.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?