← Sure 40

40:20

وَٱللَّهُ يَقْضِى بِٱلْحَقِّ ۖ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَقْضُونَ بِشَىْءٍ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ

Kelime kelime

وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
يَقْضِى
hükmeder
Fiil
Kök: قضي
Dilbilgisi (i'rab)
يَقْضِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِٱلْحَقِّ
hak ile
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱلَّذِينَ
kimseler ise
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَدْعُونَ
yalvardıkları
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
يَدْعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِن
O'ndan başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دُونِهِۦ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَا
hüküm veremezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَقْضُونَ
hükmettiği
Fiil
Kök: قضي
Dilbilgisi (i'rab)
يَقْضُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِشَىْءٍ
hiçbir şeye
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِنَّ
çünkü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
هُوَ
O
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلسَّمِيعُ
işitendir
İsim
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمِيعُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلْبَصِيرُ
görendir
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَصِيرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Allah, gerçekle hükmeder. O'nu bırakıp da yalvardıkları putlar bir şeye hüküm veremez. Şüphesiz Allah işitir ve görür.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah hakkı yerine getirir. Onların O'ndan başka yalvardıkları ise hiçbir şeyi yerine getiremezler. Çünkü hakkıyla işiten ve gören ancak Allah'tır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah adaletle hükmedecektir. O’nun peşi sıra yalvardıkları ise hiçbir şeyde asla hükmedemezler. Şüphesiz ki yalnızca Allah gerçek duyandır, görendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And Allah will judge with (justice and) Truth: but those whom (men) invoke besides Him, will not (be in a position) to judge at all. Verily it is Allah (alone) Who hears and sees (all things).

A. Yusuf Alipublic-domain

God will judge with truth, while those they invoke besides Him will not judge at all. God is the All Hearing, the All Seeing.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Allah judgeth with truth, while those to whom they cry instead of Him judge not at all. Lo! Allah, He is the Hearer, the Seer.

M. Pickthallpublic-domain

And Allāh judges with truth, while those they invoke besides Him judge not with anything. Indeed, Allāh - He is the Hearing, the Seeing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والله سبحانه يقضي بين الناس بالعدل فيما يستحقونه، والذين يُعبدون من دون الله من الآلهة لا يقضون بشيء؛ لعجزهم عن ذلك. إن الله هو السميع لما تنطق به ألسنتكم، البصير بأفعالكم وأعمالكم، وسيجازيكم عليها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?