← Sure 40

40:50

قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ تَكُ تَأْتِيكُمْ رُسُلُكُم بِٱلْبَيِّنَـٰتِ ۖ قَالُوا۟ بَلَىٰ ۚ قَالُوا۟ فَٱدْعُوا۟ ۗ وَمَا دُعَـٰٓؤُا۟ ٱلْكَـٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَـٰلٍ

Kelime kelime

قَالُوٓا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَوَلَمْ
değilmiydi?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
وَEdatek bağlaç، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
تَكُ
bir şey olsa
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
تَأْتِيكُمْ
size geliyor
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْتِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
رُسُلُكُم
elçileriniz
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رُسُلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱلْبَيِّنَٰتِ
açık kanıtlarla
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَيِّنَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَلَىٰ
evet (gelirlerdi)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَىٰEdatcevap (evet)
قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَٱدْعُوا۟
öyle ise yalvar(ıp dur)un
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱدْعُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَمَا
fakat değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
دُعَٰٓؤُا۟
yalvarması
İsim
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
دُعَٰٓؤُا۟İsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْكَٰفِرِينَ
kafirlerin
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
إِلَّا
başkası
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
فِى
dalaletten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ضَلَٰلٍ
bir sapıklık
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَٰلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Bekçiler: "Size, belgelerle peygamberleriniz gelmiş miydi?" derler. Onlar da: "Evet, gelmişti" derler. Bekçiler: "O halde kendiniz yalvarın" derler. İnkarcıların yalvarışı şüphesiz boşunadır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bekçiler de: "Size peygamberleriniz mucizelerle gelmiyorlar mıydı?" diye sorarlar. Onlar: "Evet" derler. Bekçiler: "Öyle ise kendiniz dua edin" derler. Kâfirlerin duası ise hep çıkmazdadır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Cehennemin bekçileri) “Size elçileriniz apaçık deliller getirmediler mi?” diyecekler. Onlar da “Evet (getirdiler)!” cevabını verecekler. (Bekçiler ise) “(Öyleyse) kendiniz yalvarın! (Gerçi) kâfirlerin yalvarması sadece boşunadır.” diyeceklerdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They will say: "Did there not come to you your messengers with Clear Signs?" They will say, "Yes". They will reply, "Then pray (as ye like)! But the prayer of those without Faith is nothing but (futile wandering) in (mazes of) error!"

A. Yusuf Alipublic-domain

but they will say, ‘Did your messengers not come to you with clear evidence of the truth?’ They will say, ‘Yes they did,’ and the keeper will say, ‘You can plead, then, but the pleas of disbelievers will always be in vain.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They say: Came not your messengers unto you with clear proofs? They say: Yea, verily. They say: Then do ye pray, although the prayer of disbelievers is in vain.

M. Pickthallpublic-domain

They will say, "Did there not come to you your messengers with clear proofs?" They will say, "Yes." They will reply, "Then supplicate [yourselves], but the supplication of the disbelievers is not except in error [i.e., futility]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال خزنة جهنم لهم توبيخًا: هذا الدعاء لا ينفعكم في شيء، أولم تأتكم رسلكم بالحجج الواضحة من الله فكذبتموهم؟ فاعترف الجاحدون بذلك وقالوا: بلى. فتبرأ خزنة جهنم منهم وقالوا: نحن لا ندعو لكم، ولا نشفع فيكم، فادعوا أنتم، ولكن هذا الدعاء لا يغني شيئًا؛ لأنكم كافرون. وما دعاء الكافرين إلا في ضياع لا يُقبل، ولا يُستجاب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?