← Sure 45

45:18

ثُمَّ جَعَلْنَـٰكَ عَلَىٰ شَرِيعَةٍ مِّنَ ٱلْأَمْرِ فَٱتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

Kelime kelime

ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
جَعَلْنَٰكَ
seni koyduk
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
شَرِيعَةٍ
bir şeriat
İsim
Kök: شرع
Dilbilgisi (i'rab)
شَرِيعَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنَ
emrimizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَمْرِ
buyruk
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَمْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
فَٱتَّبِعْهَا
sen ona uy
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱتَّبِعْFiilemir، 2. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَتَّبِعْ
uyma
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَّبِعْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
أَهْوَآءَ
keyiflerine
İsim
Kök: هوي
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْوَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
لَا
bilmeyen(lerin)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَعْلَمُونَ
bilen
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Sonra seni de din konusunda bir şeriat sahibi kıldık, ona uy; bilmeyenlerin heveslerine uyma.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sonra (Ey Muhammed) seni din hususunda apaçık bir şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy, bilmeyenlerin hevâ ve heveslerine uyma.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sonra da seni iş (din) konusunda bir şeriat (kanun) sahibi kıldık. Sen ona uy; bilmeyenlerin arzularına uyma!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Then We put thee on the (right) Way of Religion: so follow thou that (Way), and follow not the desires of those who know not.

A. Yusuf Alipublic-domain

Now We have set you [Muhammad] on a clear religious path, so follow it. Do not follow the desires of those who lack [true] knowledge-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And now have We set thee (O Muhammad) on a clear road of (Our) commandment; so follow it, and follow not the whims of those who know not.

M. Pickthallpublic-domain

Then We put you, [O Muḥammad], on an ordained way concerning the matter [of religion]; so follow it and do not follow the inclinations of those who do not know.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ثم جعلناك -أيها الرسول- على منهاج واضح من أمر الدين، فاتبع الشريعة التي جعلناك عليها، ولا تتبع أهواء الجاهلين بشرع الله الذين لا يعلمون الحق. وفي الآية دلالة عظيمة على كمال هذا الدين وشرفه، ووجوب الانقياد لحكمه، وعدم الميل إلى أهواء الكفرة والملحدين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution