← Sure 47

47:16

وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ حَتَّىٰٓ إِذَا خَرَجُوا۟ مِنْ عِندِكَ قَالُوا۟ لِلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مَاذَا قَالَ ءَانِفًا ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ

Kelime kelime

وَمِنْهُم
ve onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَّن
kimisi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّنİsimism-i mevsûl
يَسْتَمِعُ
seni dinler
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَمِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
إِلَيْكَ
gelip
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
حَتَّىٰٓ
nihayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰٓEdatibtidâ
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
خَرَجُوا۟
çıktıkları
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
خَرَجُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنْ
senin yanından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
عِندِكَ
o sendendir
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندِİsimmecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
قَالُوا۟
derler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِلَّذِينَ
olanlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
أُوتُوا۟
verilmiş
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
أُوتُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْعِلْمَ
bilgi
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عِلْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَاذَا
ne?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاذَاİsimsoru
قَالَ
söyledi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ءَانِفًا
az önce
İsim
Kök: أنف
Dilbilgisi (i'rab)
ءَانِفًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أُو۟لَٰٓئِكَ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
ٱلَّذِينَ
kimselerdir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
طَبَعَ
mühürlediği
Fiil
Kök: طبع
Dilbilgisi (i'rab)
طَبَعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَلَىٰ
üzerini
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
قُلُوبِهِمْ
kalbleri
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَٱتَّبَعُوٓا۟
ve ardına düşmüş
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱتَّبَعُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَهْوَآءَهُمْ
keyiflerinin
İsim
Kök: هوي
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْوَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Onların içinde seni dinleyenler vardır; sonra senin yanından çıkınca, bilgili kimselere "Az önce ne demişti?" diye sorarlar. İşte bunlar, Allah'ın kalblerini mühürlemiş olduğu, kendi heveslerine uyan kimselerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Muhammed! Onlardan seni dinlemeye gelenler de var. Senin yanından çıktıkları zaman kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: "O demin ne söyledi?" diye sorarlar. İşte onlar Allah'ın kalplerini mühürlediği kimselerdir. Onlar sadece kendi heva ve heveslerine uyarlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlardan seni dinleyenler de vardır. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara “Az önce ne demişti?” diye (alaycılıkla) sorarlar. İşte onlar, kalplerini Allah’ın mühürledikleridir ve arzularına uyanlardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And among them are men who listen to thee, but in the end, when they go out from thee, they say to those who have received Knowledge, "What is it he said just then?" Such are men whose hearts Allah has sealed, and who follow their own lusts.

A. Yusuf Alipublic-domain

Some of these people listen to you [Prophet], but, once they leave your presence, they sneer at those who have been given knowledge, saying, ‘What was that he just said?’ These are the ones whose hearts God has sealed, those who follow their own desires.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Among them are some who give ear unto thee (Muhammad) till, when they go forth from thy presence they say unto those who have been given knowledge: What was that he said just now? Those are they whose hearts Allah hath sealed, and they follow their own lusts.

M. Pickthallpublic-domain

And among them, [O Muḥammad], are those who listen to you, until when they depart from you, they say to those who were given knowledge, "What has he said just now?" Those are the ones of whom Allāh has sealed over their hearts and who have followed their [own] desires.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ومن هؤلاء المنافقين مَن يستمع إليك -أيها النبي- بغير فهم؛ تهاونًا منهم واستخفافًا، حتى إذا انصرفوا من مجلسك قالوا لمن حضروا مجلسك من أهل العلم بكتاب الله على سبيل الاستهزاء: ماذا قال محمد الآن؟ أولئك الذين ختم الله على قلوبهم، فلا تفقه الحق ولا تهتدي إليه، واتبعوا أهواءهم في الكفر والضلال.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?