← Sure 47

47:2

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَءَامَنُوا۟ بِمَا نُزِّلَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَهُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ ۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَأَصْلَحَ بَالَهُمْ

Kelime kelime

وَٱلَّذِينَ
ve kimselerin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(ların)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَعَمِلُوا۟
ve yapanların
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَمِلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلصَّٰلِحَٰتِ
iyi işler
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰلِحَٰتِİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَءَامَنُوا۟
ve inananların
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِمَا
indirilene
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
نُزِّلَ
indirilmeli
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
نُزِّلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
عَلَىٰ
Muhammed'e
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
مُحَمَّدٍ
Muhammed
İsim
Kök: حمد
Dilbilgisi (i'rab)
مُحَمَّدٍİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَهُوَ
ki o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْحَقُّ
gerçektir
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقُّİsimeril، merfû (nominatif)
مِن
tarafından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّهِمْ
Rableri
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَفَّرَ
örtmüştür
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَّرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَنْهُمْ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سَيِّـَٔاتِهِمْ
günahlarını
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سَيِّـَٔاتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَصْلَحَ
ve düzeltmiştir
Fiil
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصْلَحَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بَالَهُمْ
hallerini
İsim
Kök: بول
Dilbilgisi (i'rab)
بَالَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

İnanıp yararlı iş işleyenlerin ve Muhammed'e, Rablerinden bir gerçek olarak indirilene inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İman edip salih amel işleyenlerin ve Rableri tarafından bir gerçek olarak Muhammed'e indirilen kitaba inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İman edip iyi işler yapanların ve Muhammed’e indirilenin Rableri tarafından gerçek olduğuna inananların günahlarını (Allah) örtmüş ve onların durumunu düzeltmiş (olacak)tır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But those who believe and work deeds of righteousness, and believe in the (Revelation) sent down to Muhammad - for it is the Truth from their Lord,- He will remove from them their ills and improve their condition.

A. Yusuf Alipublic-domain

but He will overlook the bad deeds of those who have faith, do good deeds, and believe in what has been sent down to Muhammad––the truth from their Lord––and He will put them into a good state.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And those who believe and do good works and believe in that which is revealed unto Muhammad - and it is the truth from their Lord - He riddeth them of their ill-deeds and improveth their state.

M. Pickthallpublic-domain

And those who believe and do righteous deeds and believe in what has been sent down upon Muḥammad - and it is the truth from their Lord - He will remove from them their misdeeds and amend their condition.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذين صدَّقوا الله واتَّبَعوا شرعه وصدَّقوا بالكتاب الذي أنزل على محمد صلى الله عليه وسلم، وهو الحق الذي لا شك فيه من ربهم، عفا عنهم وستر عليهم ما عملوا من السيئات، فلم يعاقبهم عليها، وأصلح شأنهم في الدينا والآخرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?