← Sure 47

47:30

وَلَوْ نَشَآءُ لَأَرَيْنَـٰكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُم بِسِيمَـٰهُمْ ۚ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ فِى لَحْنِ ٱلْقَوْلِ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ أَعْمَـٰلَكُمْ

Kelime kelime

وَلَوْ
şayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْEdatşart
نَشَآءُ
biz dileseydik
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
نَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
لَأَرَيْنَٰكَهُمْ
onları sana gösterirdik
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
أَرَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَلَعَرَفْتَهُم
sen onları tanırdın
Fiil
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
عَرَفْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِسِيمَٰهُمْ
simalarından
İsim
Kök: سوم
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
سِيمَٰİsimeril، mecrûr (genitif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ
ve onları tanırdın
Fiil
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
تَعْرِفَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
üslubundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
لَحْنِ
ses tonu
İsim
Kök: لحن
Dilbilgisi (i'rab)
لَحْنِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْقَوْلِ
sözlerinin
İsim
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوْلِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
وَٱللَّهُ
ve Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
يَعْلَمُ
bilir
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
أَعْمَٰلَكُمْ
yaptığınız işleri
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْمَٰلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Eğer dileseydik, Biz onları sana gösterirdik; sen de onları yüzlerinden tanırdın. And olsun ki sen, onları konuşmalarından da tanırsın; Allah işlediklerinizi bilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Muhammed! Eğer biz dileseydik onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları sözlerinin üslubundan da tanırsın. Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz dileseydik onları sana elbette gösterirdik, sen de onları yüzlerinden tanırdın; konuşma tarzlarından da onları tanıyor olurdun (onları sözlerinden tanıyorsun). Allah işlerinizi bilmektedir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Had We so wiled, We could have shown them up to thee, and thou shouldst have known them by their marks: but surely thou wilt know them by the tone of their speech! And Allah knows all that ye do.

A. Yusuf Alipublic-domain

We could even point them out to you [Prophet] if We wished, and then you could identify them by their marks, but you will know them anyway by the tone of their speech. God knows everything you [people] do.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And if We would, We could show them unto thee (Muhammad) so that thou shouldst know them surely by their marks. And thou shalt know them by the burden of their talk. And Allah knoweth your deeds.

M. Pickthallpublic-domain

And if We willed, We could show them to you, and you would know them by their mark; but you will surely know them by the tone of [their] speech. And Allāh knows your deeds.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولو نشاء -أيها النبي- لأريناك أشخاصهم، فلعرفتهم بعلامات ظاهرة فيهم، ولتعرفنَّهم فيما يبدو من كلامهم الدال على مقاصدهم. والله تعالى لا تخفى عليه أعمال مَن أطاعه ولا أعمال من عصاه، وسيجازي كلا بما يستحق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular