← Sure 47

47:32

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَشَآقُّوا۟ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْهُدَىٰ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًٔا وَسَيُحْبِطُ أَعْمَـٰلَهُمْ

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَصَدُّوا۟
ve engel olanlar
Fiil
Kök: صدد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
صَدُّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَن
yolundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَشَآقُّوا۟
ve incitenler
Fiil
Kök: شقق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
شَآقُّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلرَّسُولَ
Elçiyi
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّسُولَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مِنۢ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
مَا
belli olduktan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
تَبَيَّنَ
açıkça belli olunca
Fiil
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
تَبَيَّنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُمُ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱلْهُدَىٰ
doğru yol
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
هُدَىٰİsimeril، mecrûr (genitif)
لَن
asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَنEdatolumsuzluk
يَضُرُّوا۟
zarar veremezler
Fiil
Kök: ضرر
Dilbilgisi (i'rab)
يَضُرُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
شَيْـًٔا
hiçbir
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْـًٔاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَسَيُحْبِطُ
ve boşa çıkaracaktır
Fiil
Kök: حبط
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
يُحْبِطُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
أَعْمَٰلَهُمْ
onların işlerini
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْمَٰلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Şüphesiz, inkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol belli olduktan sonra Peygambere karşı gelenler Allah'a hiçbir zarar veremezler. O, onların işlerini boşa çıkaracaktır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şüphesiz ki, inkâr edenler, Allah yolundan menedenler ve kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelenler Allah'a hiçbir zarar veremeyeceklerdir. Allah onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki inkar edip (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol belli olduktan sonra Elçi'ye karşı gelenler, Allah’a asla hiçbir zarar veremeyeceklerdir. İleride onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those who reject Allah, hinder (men) from the Path of Allah, and resist the Messenger, after Guidance has been clearly shown to them, will not injure Allah in the least, but He will make their deeds of no effect.

A. Yusuf Alipublic-domain

Those who disbelieve, bar others from God’s path, and oppose the Messenger when they have been shown guidance, do not harm God in any way. He will make their deeds go to waste-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! those who disbelieve and turn from the way of Allah and oppose the messenger after the guidance hath been manifested unto them, they hurt Allah not a jot, and He will make their actions fruitless.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, those who disbelieved and averted [people] from the path of Allāh and opposed the Messenger after guidance had become clear to them - never will they harm Allāh at all, and He will render worthless their deeds.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الذين جحدوا أن الله هو الإله الحق وحده لا شريك له، وصدوا الناس عن دينه، وخالفوا رسول الله صلى الله عليه وسلم، فحاربوه من بعد ما جاءتهم الحجج والآيات أنه نبي من عند الله، لن يضروا دين الله شيئًا، وسيُبْطِل ثواب أعمالهم التي عملوها في الدنيا؛ لأنهم لم يريدوا بها وجه الله تعالى.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?