← Sure 48

48:22

وَلَوْ قَـٰتَلَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوَلَّوُا۟ ٱلْأَدْبَـٰرَ ثُمَّ لَا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا

Kelime kelime

وَلَوْ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْEdatşart
قَٰتَلَكُمُ
sizinle savaşsalardı
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
قَٰتَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَوَلَّوُا۟
dön(üp kaç)arlardı
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
وَلَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وُا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْأَدْبَٰرَ
arkalarına
İsim
Kök: دبر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَدْبَٰرَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
لَا
bulamazlardı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَجِدُونَ
bulmazlar
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
يَجِدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلِيًّا
bir koruyucu
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَلِيًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَا
ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
نَصِيرًا
bir yardımcı
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
نَصِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İnkar edenler sizinle savaşsalardı yüzgeri döneceklerdi. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardı.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamazlardı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanlar sizinle savaşsalardı, elbette arkalarına dönüp (kaçar)lardı. Sonra hiçbir dost ve hiçbir yardımcı da bulamazlardı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If the Unbelievers should fight you, they would certainly turn their backs; then would they find neither protector nor helper.

A. Yusuf Alipublic-domain

If the disbelievers had fought against you, they would have taken flight and found no one to protect or support them:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And if those who disbelieve join battle with you they will take to flight, and afterward they will find no protecting friend nor helper.

M. Pickthallpublic-domain

And if those [Makkans] who disbelieve had fought you, they would have turned their backs [in flight]. Then they would not find a protector or a helper.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وعدكم الله مغانم كثيرة تأخذونها في أوقاتها التي قدَّرها الله لكم فعجَّل لكم غنائم "خيبر"، وكفَّ أيدي الناس عنكم، فلم ينلكم سوء مما كان أعداؤكم أضمروه لكم من المحاربة والقتال، ومن أن ينالوا ممن تركتموهم وراءكم في "المدينة"، ولتكون هزيمتهم وسلامتكم وغنيمتكم علامة تعتبرون بها، وتستدلون على أن الله حافظكم وناصركم، ويرشدكم طريقا مستقيما لا اعوجاج فيه. وقد وعدكم الله غنيمة أخرى لم تقدروا عليها، الله سبحانه وتعالى قادر عليها، وهي تحت تدبيره وملكه، وقد وعدكموها، ولا بد مِن وقوع ما وعد به. وكان الله على كل شيء قديرًا لا يعجزه شيء. ولو قاتلكم كفار قريش بـ "مكة" لانهزموا عنكم وولوكم ظهورهم، كما يفعل المنهزم في القتال، ثم لا يجدون لهم من دون الله وليًا يواليهم على حربكم، ولا نصيرًا يعينهم على قتالكم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular