48:8
إِنَّآ أَرْسَلْنَـٰكَ شَـٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا
Kelime kelime
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Meal
Doğrusu seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ey insanlar, siz de Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, O'na saygı gösteresiniz ve O'nu sabah akşam tesbih edesiniz.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Şüphesiz biz seni, şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
Allah’a ve Elçisine iman edesiniz, O’na (Allah’a) saygı gösteresiniz, O’nu yüceltesiniz ve sabah akşam O’nu tesbih edesiniz (yüceltesiniz) diye şüphesiz ki biz seni bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
We have truly sent thee as a witness, as a bringer of Glad Tidings, and as a Warner:
A. Yusuf Alipublic-domain
We have sent you [Prophet] to bring good news and to give warning,
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
Lo! We have sent thee (O Muhammad) as a witness and a bearer of good tidings and a warner,
M. Pickthallpublic-domain
Indeed, We have sent you as a witness and a bringer of good tidings and a warner
Saheeh Internationalall-rights-reserved
إنا أرسلناك -أيها الرسول- شاهدًا على أمتك بالبلاغ، مبينًا لهم ما أرسلناك به إليهم، ومبشرًا لمن أطاعك بالجنة، ونذيرًا لمن عصاك بالعقاب العاجل والآجل؛ لتؤمنوا بالله ورسوله، وتنصروا الله بنصر دينه، وتعظموه، وتسبحوه أول النهار وآخره.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution