← Sure 49

49:1

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُقَدِّمُوا۟ بَيْنَ يَدَىِ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ ۖ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
geçmeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تُقَدِّمُوا۟
ne gönderirsiniz
Fiil
Kök: قدم
Dilbilgisi (i'rab)
تُقَدِّمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَيْنَ
önüne
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
يَدَىِ
önüne
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَدَىِİsimdişil ikil، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَرَسُولِهِۦ
ve Elçisinin
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَسُولِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱتَّقُوا۟
ve korkun
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱتَّقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
سَمِيعٌ
işitendir
İsim
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
سَمِيعٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
عَلِيمٌ
bilendir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Ey inananlar! Allah'tan ve Peygamberinden öne geçmeyin; Allah'tan sakının, doğrusu Allah işitir ve bilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey iman edenler! Allah'ın ve Resulünün huzurunda öne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Allah’ın ve Elçisinin önüne geçmeyin! Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O Ye who believe! Put not yourselves forward before Allah and His Messenger; but fear Allah: for Allah is He Who hears and knows all things.

A. Yusuf Alipublic-domain

Believers, do not push yourselves forward in the presence of God and His Messenger––be mindful of God: He hears and knows all––

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! Be not forward in the presence of Allah and His messenger, and keep your duty to Allah. Lo! Allah is Hearer, Knower.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, do not put [yourselves] before Allāh and His Messenger but fear Allāh. Indeed, Allāh is Hearing and Knowing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الذين آمنوا بالله ورسوله لا تقضوا أمرًا دون أمر الله ورسوله من شرائع دينكم فتبتدعوا، وخافوا الله في قولكم وفعلكم أن يخالَف أمر الله ورسوله، إن الله سميع لأقوالكم، عليم بنياتكم وأفعالكم. وفي هذا تحذير للمؤمنين أن يبتدعوا في الدين، أو يشرعوا ما لم يأذن به الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?