← Sure 5

5:111

وَإِذْ أَوْحَيْتُ إِلَى ٱلْحَوَارِيِّـۧنَ أَنْ ءَامِنُوا۟ بِى وَبِرَسُولِى قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَٱشْهَدْ بِأَنَّنَا مُسْلِمُونَ

Kelime kelime

وَإِذْ
ve hani
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
أَوْحَيْتُ
vahyetmiştim
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْحَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
إِلَى
Havarilere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْحَوَارِيِّۦنَ
Havariler
İsim
Kök: حور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَوَارِيِّۦنَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
أَنْ
inanmalarını
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْEdatINT
ءَامِنُوا۟
inanın
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامِنُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِى
bana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ىİsimzamir، 1. tekil
وَبِرَسُولِى
ve elçime
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَسُولِİsimeril، mecrûr (genitif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
قَالُوٓا۟
demişlerdi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ءَامَنَّا
inandık
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَٱشْهَدْ
şahid ol
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱشْهَدْFiilemir، 2. tekil eril
بِأَنَّنَا
bizim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مُسْلِمُونَ
müslümanlar olduğumuza
İsim
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
مُسْلِمُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Havarilere, "Bana ve peygamberime inanın" diye bildirmiştim, "İnandık, bizim müslimler olduğumuza şahid ol" demişlerdi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hani Havarilere: " Bana ve Resulüme iman edin" diye ilham etmiştim. Onlar da: "İman ettik, bizim şüphesiz müslümanlar olduğumuza şahit ol" demişlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani Havarilere “Bana ve elçime iman edin!” diye vahyetmiştim (bildirmiştim). Onlar da “İman ettik, bizim Allah’a teslim olmuş kişiler (Müslümanlar) olduğumuza sen de şahit ol!” demişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"And behold! I inspired the disciples to have faith in Me and Mine Messenger: they said, 'We have faith, and do thou bear witness that we bow to Allah as Muslims'".

A. Yusuf Alipublic-domain

and how I inspired the disciples to believe in Me and My messengers- they said, “We believe and bear witness that we devote ourselves [to God].”’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when I inspired the disciples, (saying): Believe in Me and in My messenger, they said: We believe. Bear witness that we have surrendered (unto Thee) "we are muslims".

M. Pickthallpublic-domain

And [remember] when I inspired to the disciples, "Believe in Me and in My messenger [i.e., Jesus]." They said, "We have believed, so bear witness that indeed we are Muslims [in submission to Allāh]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر نعمتي عليك، إذ ألهمتُ، وألقيتُ في قلوب جماعة من خلصائك أن يصدقوا بوحدانية الله تعالى ونبوتك، فقالوا: صدَّقنا يا ربنا، واشهد بأننا خاضعون لك منقادون لأمرك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?