← Sure 5

5:112

إِذْ قَالَ ٱلْحَوَارِيُّونَ يَـٰعِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ هَلْ يَسْتَطِيعُ رَبُّكَ أَن يُنَزِّلَ عَلَيْنَا مَآئِدَةً مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ۖ قَالَ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Kelime kelime

إِذْ
hani
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
قَالَ
demişlerdi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْحَوَارِيُّونَ
Havariler
İsim
Kök: حور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَوَارِيُّونَİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
يَٰعِيسَى
Ey Îsa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
عِيسَىİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
ٱبْنَ
oğlu
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
ٱبْنَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَرْيَمَ
Meryem
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَرْيَمَİsimözel isim، dişil، mecrûr (genitif)
هَلْ
gücü yetermi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَلْEdatsoru
يَسْتَطِيعُ
bulamazlar
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَطِيعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
رَبُّكَ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
أَن
indirmeye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُنَزِّلَ
indirdi
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
يُنَزِّلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَلَيْنَا
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مَآئِدَةً
bir sofra
İsim
Kök: ميد
Dilbilgisi (i'rab)
مَآئِدَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنَ
gökten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
قَالَ
(Îsa) dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱتَّقُوا۟
korkun
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كُنتُم
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مُّؤْمِنِينَ
inanıyor
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
مُّؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Havariler, "Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi de, "İnanıyorsanız Allah'tan sakının" demişti.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Havariler: " Ey Meryemoğlu İsa, Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" dediler. İsa da: "İnanıyorsanız Allah'tan korkun" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani Havariler “Ey Meryem oğlu İsa, Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” diye sormuşlardı. O (İsa) da “İman etmiş kişilerseniz Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun.” cevabını vermişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Behold! the disciples, said: "O Jesus the son of Mary! can thy Lord send down to us a table set (with viands) from heaven?" Said Jesus: "Fear Allah, if ye have faith."

A. Yusuf Alipublic-domain

When the disciples said, ‘Jesus, son of Mary, can your Lord send down a feast to us from heaven?’ he said, ‘Beware of God if you are true believers.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

When the disciples said: O Jesus, son of Mary! Is thy Lord able to send down for us a table spread with food from heaven? He said: Observe your duty to Allah, if ye are true believers.

M. Pickthallpublic-domain

[And remember] when the disciples said, "O Jesus, Son of Mary, can your Lord send down to us a table [spread with food] from the heaven?" [Jesus] said, "Fear Allāh, if you should be believers."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر إذ قال الحواريون: يا عيسى ابن مريم هل يستطيع ربك إن سألته أن ينزل علينا مائدة طعام من السماء؟ فكان جوابه أن أمرهم بأن يتقوا عذاب الله تعالى، إن كانوا مؤمنين حقَّ الإيمان.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?