← Sure 52

52:16

ٱصْلَوْهَا فَٱصْبِرُوٓا۟ أَوْ لَا تَصْبِرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْكُمْ ۖ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Kelime kelime

ٱصْلَوْهَا
girin ona
Fiil
Kök: صلي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱصْلَFiilemir، 2. çoğul eril
وْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
فَٱصْبِرُوٓا۟
ve sabredin
Fiil
Kök: صبر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱصْبِرُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَوْ
veyahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
لَا
sabretmeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَصْبِرُوا۟
sabreder
Fiil
Kök: صبر
Dilbilgisi (i'rab)
تَصْبِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
سَوَآءٌ
birdir
İsim
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
سَوَآءٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَلَيْكُمْ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِنَّمَا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
تُجْزَوْنَ
cezalandırılacaksınız
Fiil
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
تُجْزَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَا
göre
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
كُنتُمْ
olduklarınıza
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Bu bir büyü müdür, yoksa hala görmez misiniz? Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir; ancak işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz" denir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Girin oraya, ister sabredin ister etmeyin artık sizin için birdir. Siz hep yaptıklarınıza göre cezalandırılacaksınız" (denilecek).

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Girin oraya (ateşe)! Sabretseniz de sabretmeseniz de sizin için birdir. Size, sadece yaptıklarınızın karşılığı verilmektedir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Burn ye therein: the same is it to you whether ye bear it with patience, or not: Ye but receive the recompense of your (own) deeds."

A. Yusuf Alipublic-domain

Burn in it––it makes no difference whether you bear it patiently or not–– you are only being repaid for what you have done.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Endure the heat thereof, and whether ye are patient of it or impatient of it is all one for you. Ye are only being paid for what ye used to do.

M. Pickthallpublic-domain

[Enter to] burn therein; then be patient or impatient - it is all the same for you. You are only being recompensed [for] what you used to do."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أفسحر ما تشاهدونه من العذاب أم أنتم لا تنظرون؟ ذوقوا حرَّ هذه النار، فاصبروا على ألمها وشدتها، أو لا تصبروا على ذلك، فلن يُخَفَّف عنكم العذاب، ولن تخرجوا منها، سواء عليكم صبرتم أم لم تصبروا، إنما تُجزون ما كنتم تعملون في الدنيا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular