← Sure 6

6:107

وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشْرَكُوا۟ ۗ وَمَا جَعَلْنَـٰكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا ۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِوَكِيلٍ

Kelime kelime

وَلَوْ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَوْEdatşart
شَآءَ
isteseydi
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
مَآ
ortak koşmazlardı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَآEdatolumsuzluk
أَشْرَكُوا۟
ortak koşan(lar)
Fiil
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
أَشْرَكُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمَا
biz seni yapmadık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
جَعَلْنَٰكَ
seni koyduk
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
عَلَيْهِمْ
onların üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حَفِيظًا
bekçi
İsim
Kök: حفظ
Dilbilgisi (i'rab)
حَفِيظًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَمَآ
ve değilsin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآEdatolumsuzluk
أَنتَ
sen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتَİsimzamir، 2. tekil eril
عَلَيْهِم
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِوَكِيلٍ
vekil
İsim
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
وَكِيلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Allah dileseydi puta tapmazlardı. Seni onlara koruyucu yapmadık, onların vekili de değilsin.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah dileseydi, ortak koşmazlardı. Biz, seni onlar üzerine bekçi yapmadık, sen onlara vekil de değilsin!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah dileseydi, onlar (Allah’a) ortak koşamazlardı. Biz seni onların üzerine bir bekçi kılmadık. Sen onlar üzerinde asla vekil (güven kaynağı) da değilsin.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If it had been Allah's plan, they would not have taken false gods: but We made thee not one to watch over their doings, nor art thou set over them to dispose of their affairs.

A. Yusuf Alipublic-domain

If it had been God’s will, they would not have done so, but We have not made you their guardian, nor are you their keeper.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Had Allah willed, they had not been idolatrous. We have not set thee as a keeper over them, nor art thou responsible for them.

M. Pickthallpublic-domain

But if Allāh had willed, they would not have associated. And We have not appointed you over them as a guardian, nor are you a manager over them.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولو شاء الله تعالى أن لا يشرك هؤلاء المشركون لما أشركوا، لكنه تعالى عليم بما سيكون من سوء اختيارهم واتباعهم أهواءهم المنحرفة. وما جعلناك -أيها الرسول- عليهم رقيبًا تحفظ عليهم أعمالهم، وما أنت بقَيِّمٍ عليهم تدبر مصالحهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?