← Sure 6

6:154

ثُمَّ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَـٰبَ تَمَامًا عَلَى ٱلَّذِىٓ أَحْسَنَ وَتَفْصِيلًا لِّكُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ

Kelime kelime

ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
ءَاتَيْنَا
verdik
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مُوسَى
Musa'ya
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْكِتَٰبَ
Kitabı
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
تَمَامًا
(ni'metimizi) tamamlamak için
İsim
Kök: تمم
Dilbilgisi (i'rab)
تَمَامًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَلَى
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلَّذِىٓ
kimselere
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
أَحْسَنَ
iyilik eden(lere)
Fiil
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
أَحْسَنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَتَفْصِيلًا
ve açıklamak (için)
İsim
Kök: فصل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَفْصِيلًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّكُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَهُدًى
ve yola iletici
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُدًىİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَرَحْمَةً
ve rahmet olarak
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَحْمَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لَّعَلَّهُم
umulur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِلِقَآءِ
kavuşacaklarına
İsim
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لِقَآءِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
رَبِّهِمْ
Rablerine
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يُؤْمِنُونَ
inanırlar
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Sonra, iyilik işleyenlere nimeti tamamlamak, her şeyi uzun uzadıya açıklamak, doğruyu göstermek ve rahmet olmak üzere Musa'ya Kitap'ı verdik. Rablerine kavuşacaklarına belki artık inanırlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sonra iyilik edenlere (nimetimizi) tamamlamak, her şeyi açıklamak ve doğru yola iletici ve rahmet olmak üzere Musa'ya Kitab'ı verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına inansınlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sonra iyilik edenlere (nimetimizi) tamamlamak ve her şeyi açıklamak için, bir rehber ve rahmet olarak Musa’ya da Kitabı vermiştik. Umulur ki Rableriyle buluşmaya iman ederler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Moreover, We gave Moses the Book, completing (Our favour) to those who would do right, and explaining all things in detail,- and a guide and a mercy, that they might believe in the meeting with their Lord.

A. Yusuf Alipublic-domain

Once again, We gave Moses the Scripture, perfecting [Our favour] for those who do good, explaining everything clearly, as guidance and mercy, so that they might believe in the meeting with their Lord.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Again, We gave the Scripture unto Moses, complete for him who would do good, an explanation of all things, a guidance and a mercy, that they might believe in the meeting with their Lord.

M. Pickthallpublic-domain

Then We gave Moses the Scripture, making complete [Our favor] upon the one who did good [i.e., Moses] and as a detailed explanation of all things and as guidance and mercy that perhaps in the meeting with their Lord they would believe.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ثم قل -أيها الرسول- لهؤلاء المشركين: إن الله تعالى هو الذي أتى موسى التوراة تمامًا لنعمته على المحسنين من أهل ملته، وتفصيلا لكل شيء من أمور دينهم، وهدى ودلالة على الطريق المستقيم ورحمة لهم؛ رجاء أن يصدِّقوا بالبعث بعد الموت والحساب والجزاء، ويعملوا لذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?