← Sure 6

6:57

قُلْ إِنِّى عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَكَذَّبْتُم بِهِۦ ۚ مَا عِندِى مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِۦٓ ۚ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ ۖ يَقُصُّ ٱلْحَقَّ ۖ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْفَـٰصِلِينَ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
إِنِّى
elbette ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
عَلَىٰ
üzerindeyim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
بَيِّنَةٍ
açık bir delil
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيِّنَةٍİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
Rabbimden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّى
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
وَكَذَّبْتُم
siz ise yalanladınız
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَذَّبْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِهِۦ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
مَا
değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
عِندِى
benim yanımda
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندِİsimmekân zarfı
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
مَا
şey (azab)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
تَسْتَعْجِلُونَ
acele istediğiniz
Fiil
Kök: عجل
Dilbilgisi (i'rab)
تَسْتَعْجِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِهِۦٓ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦٓİsimzamir، 3. tekil eril
إِنِ
hüküm vermek
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِEdatolumsuzluk
ٱلْحُكْمُ
(hiçbir) Hüküm
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حُكْمُİsimeril، merfû (nominatif)
إِلَّا
yalnızca
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
لِلَّهِ
Allah'a aittir
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
يَقُصُّ
(O) anlatır
Fiil
Kök: قصص
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُصُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْحَقَّ
gerçeği
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَهُوَ
ve O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
خَيْرُ
en iyisidir
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلْفَٰصِلِينَ
ayırdedenlerin
İsim
Kök: فصل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَٰصِلِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

De ki: "Ben Rabbim'den bir belgeye dayanmaktayım, halbuki siz onu yalanladınız; acele istediğiniz de elimde değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O, hükmedenlerin en iyisi olarak gerçeği anlatır."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım, siz ise onu yalanladınız. O çabuk gelmesini istediğiniz azab benim elimde değildir, hüküm ancak Allah'a aittir, gerçeği O anlatır ve O, hakkı bâtıldan ayırdedenlerin en hayırlısıdır".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Şüphesiz ki ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanmaktayım; siz ise onu yalanladınız. Acele gelmesini istediğiniz (gün) benim yanımda değildir. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O gerçeği anlatır ve O doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "For me, I (work) on a clear sign from my Lord, but ye reject Him. What ye would see hastened, is not in my power. The command rests with none but Allah: He declares the truth, and He is the best of judges."

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘I stand on clear proof from my Lord, though you deny it. What you seek to hasten is not within my power. Judgement is for God alone: He tells the truth, and He is the best of judges.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: I am (relying) on clear proof from my Lord, while ye deny Him. I have not that for which ye are impatient. The decision is for Allah only. He telleth the truth and He is the Best of Deciders.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Indeed, I am on clear evidence from my Lord, and you have denied it. I do not have that for which you are impatient. The decision is only for Allāh. He relates the truth, and He is the best of deciders."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول لهؤلاء المشركين-: إني على بصيرة واضحة من شريعة الله التي أوحاها إليَّ، وذلك بإفراده وحده بالعبادة، وقد كذَّبتم بهذا، وليس في قدرتي إنزال العذاب الذي تستعجلون به، وما الحكم في تأخر ذلك إلا إلى الله تعالى، يقصُّ الحقَّ، وهو خير مَن يفصل بين الحق والباطل بقضائه وحكمه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?