← Kök sözlüğü
قصص

anlatıyoruz

30 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

30
Geçiş
3
Lemma
22
Biçim
14
Sure

Klasik sözlük

قصص

القص: تتبع الأثر، يقال: قصصت أثره، والقصص: الأثر. قال تعالى: فارتدا على آثارهما قصصا [الكهف/ 64]، وقالت لأخته قصيه [القصص/ 11] ومنه قيل لما يبقى من الكلإ فيتتبع أثره: قصيص، وقصصت ظفره، والقصص: الأخبار المتتبعة، قال: إن هذا لهو القصص الحق [آل عمران/ 62]، لقد كان في قصصهم عبرة [يوسف/ 111]، وقص عليه القصص [القصص/ 25]، نقص عليك أحسن القصص [يوسف/ 3]، فلنقصن عليهم بعلم [الأعراف/ 7]، لها صواهل في صم السلام كما على جنابيه من مظلومة قيم %~% تبادرتها مساح كالمناسيف يقص على بني إسرائيل [النمل/ 76]، فاقصص القصص [الأعراف/ 176]. والقصاص: تتبع الدم بالقود. قال تعالى: ولكم في القصاص حياة [البقرة/ 179] والجروح قصاص [المائدة/ 45] ويقال: قص فلان فلانا، وضربه ضربا فأقصه، أي: أدناه من الموت، والقص: الجص، و# «نهى رسول الله (صلى الله عليه وسلم آله) عن تقصيص القبور» .

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

el-Kass: izi takip etmektir. "Kasastu eserehû" (onun izini sürdüm) denir. el-Kasas ise izdir. Allah Teâlâ şöyle buyurdu: "Böylece ikisi, izlerini takip ederek geri döndüler" [18:64]; "(Musa'nın annesi) kız kardeşine, 'Onu izle' dedi" [28:11]. Bundan dolayı, otlaktan geriye kalıp izi sürülen şeye "kasîs" denmiştir. "Kasastu zufrehû" (tırnağını kestim). el-Kasas: art arda izlenen haberlerdir. Buyurdu: "Şüphesiz bu, gerçek haberin (kıssanın) ta kendisidir" [3:62]; "Andolsun, onların kıssalarında bir ibret vardır" [12:111]; "Ona kıssayı anlattı" [28:25]; "Sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz" [12:3]; "Onlara mutlaka bir ilimle anlatacağız" [7:7]. (Şair şöyle demiştir:) Sert kayalarda çınlayan sesleri vardır; tıpkı onun iki yanında, haksızlığa uğramış olandan kalan izler gibi %~% savurma yabaları gibi kazıcılar onların üzerine koşuştu. "(Bu Kur'an) İsrailoğullarına anlatıp durur" [27:76]; "Öyleyse kıssayı anlat" [7:176]. el-Kısâs ise, kısas (öldürene misilleme) yoluyla kanın peşine düşmektir. Allah Teâlâ şöyle buyurdu: "Kısasta sizin için hayat vardır" [2:179]; "Yaralar da birbirine kısastır" [5:45]. Denir ki: "Falan kişi falanı kassetti", ve "onu öyle bir vurdu ki akassahû", yani onu ölüme yaklaştırdı. el-Kass: alçıdır. Rasûlullah (s.a.v.) kabirlerin alçıyla sıvanmasını (taksîs) yasaklamıştır.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 3

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

قَصَّFiilve elbette anlatacağız20
قَصَصİsimta'kibederek6
قِصاصİsimkısas4

Türevler · 22

نَقُصُّ
anlatıyoruz
4
ٱلْقَصَصَ
hikayeyi
2
قِصَاصٌ
kısas
2
يَقُصُّ
(O) anlatır
2
قَصَصْنَا
anlattık
2
يَقُصُّونَ
anlattıkarında
2
نَقْصُصْهُمْ
anlatıyoruz
1
قَصَصِهِمْ
onların hikayelerinde
1
ٱلْقِصَاصُ
kısas
1
قَصَصًا
ta'kibederek
1
فَٱقْصُصِ
anlat
1
تَقْصُصْ
anlatıyoruz
1
نَّقُصُّ
anlatıyoruz
1
ٱلْقَصَصِ
kıssaların
1
قَصَصْنَٰهُمْ
anlattığımız
1
وَقَصَّ
ve anlatınca
1
ٱلْقَصَصُ
kıssa (öykü)
1
ٱلْقِصَاصِ
kısas
1
نَقْصُصْ
anlatıyoruz
1
نَقُصُّهُۥ
anlattıklarımız
1
قُصِّيهِ
onu takip et
1
فَلَنَقُصَّنَّ
ve elbette anlatacağız
1

Geçişler