← Sure 7

7:86

وَلَا تَقْعُدُوا۟ بِكُلِّ صِرَٰطٍ تُوعِدُونَ وَتَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ مَنْ ءَامَنَ بِهِۦ وَتَبْغُونَهَا عِوَجًا ۚ وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ كُنتُمْ قَلِيلًا فَكَثَّرَكُمْ ۖ وَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ

Kelime kelime

وَلَا
ve oturmayın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَقْعُدُوا۟
ben de oturacağım
Fiil
Kök: قعد
Dilbilgisi (i'rab)
تَقْعُدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِكُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
صِرَٰطٍ
yola
İsim
Kök: صرط
Dilbilgisi (i'rab)
صِرَٰطٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
تُوعِدُونَ
tehdit ederek
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
تُوعِدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَتَصُدُّونَ
ve engelleyerek
Fiil
Kök: صدد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَصُدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَن
yolundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مَنْ
kimseleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsimism-i mevsûl
ءَامَنَ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَتَبْغُونَهَا
ve onun arayarak
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَبْغُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
عِوَجًا
eğriliğini
İsim
Kök: عوج
Dilbilgisi (i'rab)
عِوَجًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَٱذْكُرُوٓا۟
ve düşünün
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِذْ
ne zaman ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
كُنتُمْ
siz idiniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
قَلِيلًا
az
İsim
Kök: قلل
Dilbilgisi (i'rab)
قَلِيلًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَكَثَّرَكُمْ
O sizi çoğalttı
Fiil
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَثَّرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَٱنظُرُوا۟
ve bakın
Fiil
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱنظُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَيْفَ
nasıl
İsim
Kök: كيف
كَانَ
oldu
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَٰقِبَةُ
sonu
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰقِبَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلْمُفْسِدِينَ
bozguncuların
İsim
Kök: فسد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُفْسِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

"Allah'a inananları yolundan alıkoyup ve o yolun eğriliğini dileyerek tehdit edip her yolda pusu kurup oturmayın. Azken, Allah'ın sizi çoğalttığını hatırlayın; bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolun eğriliğini arayarak öyle her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki bozguncuların sonu nasıl olmuştur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İnananları tehdit ederek, onları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolu eğip bükerek her yolun başında oturmayın! Az iken (Allah’ın) sizi çoğalttığını hatırlayın! Bozguncuların sonu nasıl olmuş bir bakın!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"And squat not on every road, breathing threats, hindering from the path of Allah those who believe in Him, and seeking in it something crooked; But remember how ye were little, and He gave you increase. And hold in your mind's eye what was the end of those who did mischief.

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not sit in every pathway, threatening and barring those who believe in God from His way, trying to make it crooked. Remember how you used to be few and He made you multiply. Think about the fate of those who used to spread corruption.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lurk not on every road to threaten (wayfarers), and to turn away from Allah's path him who believeth in Him, and to seek to make it crooked. And remember, when ye were but few, how He did multiply you. And see the nature of the consequence for the corrupters!

M. Pickthallpublic-domain

And do not sit on every path, threatening and averting from the way of Allāh those who believe in Him, seeking to make it [seem] deviant. And remember when you were few and He increased you. And see how was the end of the corrupters.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تقعدوا بكل طريق تتوعدون الناس بالقتل، إن لم يعطوكم أموالهم، وتصدُّون عن سبيل الله القويم من صدَّق به عز وجل، وعمل صالحًا، وتبغون سبيل الله أن تكون معوجة، وتميلونها اتباعًا لأهوائكم، وتنفِّرون الناس عن اتباعها. واذكروا نعمة الله تعالى عليكم إذ كان عددكم قليلا فكثَّركم، فأصبحتم أقوياء عزيزين، وانظروا كيف كان عاقبة المفسدين في الأرض، وما حلَّ بهم من الهلاك والدمار؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?