← Sure 8

8:47

وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ خَرَجُوا۟ مِن دِيَـٰرِهِم بَطَرًا وَرِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۚ وَٱللَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ

Kelime kelime

وَلَا
olmayın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَكُونُوا۟
olmayın
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَٱلَّذِينَ
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
خَرَجُوا۟
çıkan
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
خَرَجُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِن
yurtlarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دِيَٰرِهِم
yurdu
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
دِيَٰرِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَطَرًا
çalım satarak
İsim
Kök: بطر
Dilbilgisi (i'rab)
بَطَرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَرِئَآءَ
ve gösteriş yaparak
İsim
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رِئَآءَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلنَّاسِ
insanlara
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَيَصُدُّونَ
ve men'edenler
Fiil
Kök: صدد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
يَصُدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَن
yolundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَٱللَّهُ
ve Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِمَا
onların bütün yaptıklarını
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
يَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مُحِيطٌ
kuşatmıştı
İsim
Kök: حوط
Dilbilgisi (i'rab)
مُحِيطٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Yurtlarından böbürlenerek, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan men edenler gibi olmayın. Allah onların işlediklerini her yönüyle bilendir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Çalım atarak ve halka gösteriş yaparak yurtlarından çıkanlar ve Allah yoluna engel koyanlar gibi olmayın. Allah onların bütün yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Çalım satmak, insanlara gösteriş yapmak ve (insanları) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (saldıran kâfirler) gibi olmayın! Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And be not like those who started from their homes insolently and to be seen of men, and to hinder (men) from the path of Allah: For Allah compasseth round about all that they do.

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not be like those who came out of their homes full of conceit, showing off to people, and barring others from the way of God- God has full knowledge of all that they do.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Be not as those who came forth from their dwellings boastfully and to be seen of men, and debar (men) from the way of Allah, while Allah is surrounding all they do.

M. Pickthallpublic-domain

And do not be like those who came forth from their homes insolently and to be seen by people and avert [them] from the way of Allāh. And Allāh is encompassing of what they do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تكونوا مثل المشركين الذين خرجوا من بلدهم كبرًا ورياءً؛ ليمنعوا الناس عن الدخول في دين الله. والله بما يعملون محيط لا يغيب عنه شيء.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular