← Sure 8

8:48

وَإِذْ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَـٰنُ أَعْمَـٰلَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلْيَوْمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّى جَارٌ لَّكُمْ ۖ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَقَالَ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّنكُمْ إِنِّىٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوْنَ إِنِّىٓ أَخَافُ ٱللَّهَ ۚ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

Kelime kelime

وَإِذْ
O zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
زَيَّنَ
süslemiş
Fiil
Kök: زين
Dilbilgisi (i'rab)
زَيَّنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُمُ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱلشَّيْطَٰنُ
şeytan
İsim
Kök: شطن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّيْطَٰنُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
أَعْمَٰلَهُمْ
yaptıkları işi
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْمَٰلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَقَالَ
ve demişti
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
غَالِبَ
yenecek kimse
İsim
Kök: غلب
Dilbilgisi (i'rab)
غَالِبَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
لَكُمُ
sizi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمُİsimzamir، 2. çoğul eril
ٱلْيَوْمَ
bugün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
مِنَ
insanlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّاسِ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَإِنِّى
ve elbette ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
جَارٌ
yanınızdayım
İsim
Kök: جور
Dilbilgisi (i'rab)
جَارٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لَّكُمْ
sizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
فَلَمَّا
fakat ne zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّاİsimzaman zarfı
تَرَآءَتِ
birbirini görünce
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَآءَتِFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
ٱلْفِئَتَانِ
iki topluluk
İsim
Kök: فأي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فِئَتَانِİsimdişil ikil، merfû (nominatif)
نَكَصَ
(geriye) dönüp
Fiil
Kök: نكص
Dilbilgisi (i'rab)
نَكَصَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
عَقِبَيْهِ
iki ökçesi
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
عَقِبَيْİsimeril ikil، mecrûr (genitif)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَقَالَ
ve dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِنِّى
elbette ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
بَرِىٓءٌ
uzağım
İsim
Kök: برأ
Dilbilgisi (i'rab)
بَرِىٓءٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِنِّىٓ
elbette ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَرَىٰ
görüyorum
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
أَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
مَا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
لَا
sizin görmediğinizi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تَرَوْنَ
görseler
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِنِّىٓ
elbette ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَخَافُ
korkarım
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَافُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
ٱللَّهَ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
وَٱللَّهُ
zira Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
شَدِيدُ
çetindir
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
شَدِيدُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلْعِقَابِ
cezası
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عِقَابِİsimeril، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Şeytan onlara işlediklerini güzel gösterdi ve "Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yoktur; doğrusu ben de size yardımcıyım" dedi. İki ordu karşılaşınca da, geri dönüp, "Benim sizinle ilgim yok; doğrusu sizin görmediğinizi ben görüyorum ve şüphesiz Allah'tan korkuyorum, Allah'ın azabı şiddetlidir" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şeytan, onlara amellerini güzel gösterdiği zaman, "Bu gün insanlardan size galip gelecek yoktur, ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki tarafın karşı karşıya geldiği görününce arkasını dönüp kaçtı ve şöyle dedi: "Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremeyeceğiniz şeyler görüyorum ve ben Allah'dan korkarım. Ayrıca Allah'ın azabı çok çetindir."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve “Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur; şüphesiz ki ben de sizin yardımcınızım!” demişti. Ne zaman ki iki ordu birbirini görünce (şeytan) iki topuğunun üzerine geriye dönmüş ve “Şüphesiz ki ben sizden uzağım; şüphesiz ben sizin göremediğinizi görüyorum; gerçek şu ki ben Allah’tan korkuyorum. Allah’ın azabı şiddetlidir.” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Remember Satan made their (sinful) acts seem alluring to them, and said: "No one among men can overcome you this day, while I am near to you": But when the two forces came in sight of each other, he turned on his heels, and said: "Lo! I am clear of you; lo! I see what ye see not; Lo! I fear Allah: for Allah is strict in punishment."

A. Yusuf Alipublic-domain

Satan made their foul deeds seem fair to them, and said, ‘No one will conquer you today, for I will be right beside you,’ but when the armies came within sight of one another he turned on his heels, saying, ‘This is where I leave you: I see what you do not, and I fear God- God is severe in His punishment.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when Satan made their deeds seem fair to them and said: No-one of mankind can conquer you this day, for I am your protector. But when the armies came in sight of one another, he took flight, saying: Lo! I am guiltless of you. Lo! I see that which ye see not. Lo! I fear Allah. And Allah is severe in punishment.

M. Pickthallpublic-domain

And [remember] when Satan made their deeds pleasing to them and said, "No one can overcome you today from among the people, and indeed, I am your protector." But when the two armies sighted each other, he turned on his heels and said, "Indeed, I am disassociated from you. Indeed, I see what you do not see; indeed, I fear Allāh. And Allāh is severe in penalty."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكروا حين حسَّن الشيطان للمشركين ما جاؤوا له وما همُّوا به، وقال لهم: لن يغلبكم أحد اليوم، فإني ناصركم، فلما تقابل الفريقان: المشركون ومعهم الشيطان، والمسلمون ومعهم الملائكة، رجع الشيطان مُدْبرًا، وقال للمشركين: إني بريء منكم، إني أرى ما لا ترون من الملائكة الذين جاؤوا مددًا للمسلمين، إني أخاف الله، فخذلهم وتبرأ منهم. والله شديد العقاب لمن عصاه ولم يتب توبة نصوحًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular