← Sure 9

9:37

إِنَّمَا ٱلنَّسِىٓءُ زِيَادَةٌ فِى ٱلْكُفْرِ ۖ يُضَلُّ بِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُحِلُّونَهُۥ عَامًا وَيُحَرِّمُونَهُۥ عَامًا لِّيُوَاطِـُٔوا۟ عِدَّةَ مَا حَرَّمَ ٱللَّهُ فَيُحِلُّوا۟ مَا حَرَّمَ ٱللَّهُ ۚ زُيِّنَ لَهُمْ سُوٓءُ أَعْمَـٰلِهِمْ ۗ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَـٰفِرِينَ

Kelime kelime

إِنَّمَا
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
ٱلنَّسِىٓءُ
ertelemek
İsim
Kök: نسأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّسِىٓءُİsimeril، merfû (nominatif)
زِيَادَةٌ
daha ileri gitmektir
İsim
Kök: زيد
Dilbilgisi (i'rab)
زِيَادَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فِى
küfürde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْكُفْرِ
küfrün
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كُفْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
يُضَلُّ
saptırılır
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
يُضَلُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
بِهِ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يُحِلُّونَهُۥ
onu helal sayarlar
Fiil
Kök: حلل
Dilbilgisi (i'rab)
يُحِلُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عَامًا
bir yıl
İsim
Kök: عوم
Dilbilgisi (i'rab)
عَامًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَيُحَرِّمُونَهُۥ
ve haram sayarlar
Fiil
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُحَرِّمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عَامًا
bir yıl
İsim
Kök: عوم
Dilbilgisi (i'rab)
عَامًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّيُوَاطِـُٔوا۟
denk gelsin diye
Fiil
Kök: وطأ
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُوَاطِـُٔFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عِدَّةَ
sayısı
İsim
Kök: عدد
Dilbilgisi (i'rab)
عِدَّةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
مَا
haram kıldığının
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
حَرَّمَ
haram etti
Fiil
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَّمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
فَيُحِلُّوا۟
helal yapsınlar
Fiil
Kök: حلل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُحِلُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَا
haram kıldığını
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
حَرَّمَ
haram etti
Fiil
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَّمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
زُيِّنَ
süslü gösterildi
Fiil
Kök: زين
Dilbilgisi (i'rab)
زُيِّنَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
لَهُمْ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
سُوٓءُ
kötülüğü
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سُوٓءُİsimeril، merfû (nominatif)
أَعْمَٰلِهِمْ
yaptıkları işin
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْمَٰلِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَٱللَّهُ
ve Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَا
yol göstermez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَهْدِى
iletir
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْدِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْقَوْمَ
toplumuna
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْكَٰفِرِينَ
kafirler
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Sapıtmak için hürmetli ayların yerlerini değiştirip geciktirmek, küfürde gerçekten ileri gitmekdir. İnkar edenler Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uydurmak için, onu bir yıl haram, bir yıl helal sayıyor, böylece Allah'ın haram kıldığını helalkılıyorlar. Kötü işleri kendilerine güzel göründü. Allah inkar eden toplumu doğru yola eriştirmez.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O "Nesi'" (denilen bir haram ayı geciktirmek âdeti), olsa olsa küfürde fazlalıktır ki, kâfirler onunla şaşırtılır, onu bir yıl helâl, bir yıl haram sayarlar ki, Allah'ın haram kıldığının sayısına uydursunlar da Allah'ın haram kıldığını helâl kılsınlar. İşte böylece kendilerine kötü işleri güzel gösterildi. Allah da kâfir olan bir kavmi doğru yola iletmez.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Haram ayları) ertelemek (sayısını artırmak), sadece küfürde bir artış (sebebi)dir. Onunla, kâfir olanlar saptırılır. (Müşrikler) o (haram ayı)nı bir yıl helal sayarlar, bir yıl haram sayarlar ki Allah’ın haram kıldığının sayısını denk getirsinler ve (böylece) Allah’ın haram kıldığını helal kılsınlar. (Bu şekilde) onların kötü işleri kendilerine güzel gösterilmiştir. Allah kâfirler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Verily the transposing (of a prohibited month) is an addition to Unbelief: the Unbelievers are led to wrong thereby: for they make it lawful one year, and forbidden another year, in order to adjust the number of months forbidden by Allah and make such forbidden ones lawful. The evil of their course seems pleasing to them. But Allah guideth not those who reject Faith.

A. Yusuf Alipublic-domain

Postponing sacred months is another act of disobedience by which those who disregard [God] are led astray: they will allow it one year and forbid it in another in order outwardly to conform with the number of God’s sacred months, but in doing so they permit what God has forbidden. Their evil deeds are made alluring to them: God does not guide those who disregard [Him].

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Postponement (of a sacred month) is only an excess of disbelief whereby those who disbelieve are misled; they allow it one year and forbid it (another) year, that they may make up the number of the months which Allah hath hallowed, so that they allow that which Allah hath forbidden. The evil of their deeds is made fairseeming unto them. Allah guideth not the disbelieving folk.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, the postponing [of restriction within sacred months] is an increase in disbelief by which those who have disbelieved are led [further] astray. They make it lawful one year and unlawful another year to correspond to the number made unlawful by Allāh and [thus] make lawful what Allāh has made unlawful. Made pleasing to them is the evil of their deeds; and Allāh does not guide the disbelieving people.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الذي كانت تفعله العرب في الجاهلية من تحريم أربعة أشهر من السنة عددًا لا تحديدًا بأسماء الأشهر التي حرَّمها الله، فيؤخرون بعضها أو يقدِّمونه ويجعلون مكانه من أشهر الحل ما أرادوا حسب حاجتهم للقتال، إن ذلك زيادة في الكفر، يضل الشيطان به الذين كفروا، يحلون الذي أخروا تحريمه من الأشهر الأربعة عامًا، ويحرمونه عاما؛ ليوافقوا عدد الشهور الأربعة، فيحلوا ما حرَّم الله منها. زَيَّن لهم الشيطان الأعمال السيئة. والله لا يوفق القوم الكافرين إلى الحق والصواب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?